İlçemiz Bozüyük, Marmara’nın doğusunda uç noktada bir yerleşim alanı.Güney tarafı yüksek tepeler ve dağlarla çevrili dar uzun çanak,sıkışmış bir vadide yer alıyor.Batıdan başlayarak artan rakım doğu batı hattında en üst noktaya Toprak Seramik Fabrikaları sınırında ulaşıyor.Yerleşim olarak kuzeyde en üst nokta Tekke Mahalle’de Kızıltepe etekleri olurken Güneyde Sevgi Evleri civarı.En alçak yer ise Mezbaha çevresi.
Bozüyük toprak yapısı bakımında çok az değişkenlik gösteriyor.Yerin altındaki toprak yapısı özellikleri Tekke Mahalle,Yeni Mahalle’nin kuzeyi ve 4 Eylül Mahallesi gibi yerlerde dere yatakları ve ağızlarının alüvyonları nedeniyle sıkı ve taşlık bir yapıya sahipken çanak ortasında mil toprak yapısı gözlemleniyor.Teknik terimlerle anlatacak olursak ;
Kentin batı tarafında bulunan tepe ile (Höyük Tepe) kuzeyde yükselen yamaçlar
Paleozoik yaşlı mermerleşmiş kireçtaşlarından oluşmuştur. Yamaçlardan İstasyona kadar
uzanan hafif meyilli saha ve bu arazinin doğu devamında bulunan gelişme sahasının
zemini sıkışık, homojen kırmızımsı-sarı renkli topraktan oluşmuştur.İstasyonun iki
tarafında uzanan alçak sahanın zemini zayıf yapılı killi topraktan oluşmuştur. Kentin
güney tarafında bulunan tepelikler eski dere çakıllarıyla örtülü olan Neojen yaşlı kumlu
marnlardan ibarettir.
Kuzeybatıda Paleozoik formasyonları daha çok üstte çok kırık ve çatlaklı beyaz
renkli kalker, altta ise yeşil renkli kil tabakaları şeklindedir. Kuzey ve kuzeydoğuda ise
daha çok koyu kırmızı renkli kil taşları aflöre etmektedir. Killi yapının dağılması ve
akması neticesinde kentin kuzeyinde çok kalın kırmızı renkli bir toprak tabakası
oluşmuştur.
Bir taraftan eski kayaçlardan oluşan doğu batı istikametinde uzanan bir bünyenin
varlığı, diğer taraftan Karasu’nun bu bünyeyi transversal olarak kat etmesi, vadilerin
derin boğazlar şeklinde açılmasına neden olmuştur. Bozüyük’ün kuzeyindeki boğazın,
Karasu tarafından (Neojen tabakalarına göre) sürempoze bir şekilde açıldığı da ayrıca
dikkati çekmektedir. Bu bakımdan Bozüyük ve Bilecik arasında bulunan bu eski
yapının varlığı, özel bir önem taşımaktadır. Bu eski bünyenin bulunduğu saha, metamorfize olduğu için eskiden beri fosilden mahrum bir arazi kabul edilmiş ve elde
mevcut eserlerde de, genellikle Paleozoik bir oluşum gerçekleşmiştir.
Teknik anlamdaki özellikler böyle devam ediyor.Tabi bunları Jeoloji Mühendisleri ve toprak bilimciler daha iyi anlayacaktır.Netice itibarıyla Bozüyük yer altında iyi bir toprak yapısına sahip bir yerleşim yeri.Bugüne kadar bilinen depremlerden neredeyse hiç etkilenmeyişi de bu yüzden olsa gerek.
Bozüyük merkezinin altında büyük aktif fay hatları mevcut değil.MTA haritalarında çok küçük bir iki fay gözükse de bunlar en fazla 2 şiddetinde depreme neden olabiliyor.Bu da hissedilir deprem sarsıntısı değil.İlçemiz Bozüyük sınırları içindeki topraklar ne yazık ki jeotermal özellikler taşımıyor.Oysa ki komşumuz Eskişehir,Kütahya ve İnegöl’de termal sıcak sular yeryüzüne çıkıyor.Bu konuda 2006 yılında çok araştırma yapılsa da termal sıcak suya rastlanmadı.Kendi bilgilerimizden şunu da ekleyelim; Kovalıca Yolu Kumral Abdal Türbesi’nin Bozüyük tarafındaki alanda mermer yatakları bulunuyor.Geçmiş yıllarda buralarda bazı ocak çalışmaları olsa da maliyetlerin yüksek olması sebebi ile devam edilemedi.Su kuşaklarını daha önceki haberlerimizde detaylıca anlatmıştık.
Bozüyük’ün her yönüyle yaşanabilir bir kent olduğunu yazdık durduk.Sanayisi,gelişmişliği,sosyal imkanları,coğrafi konumunun cezp edibi olumlu yanları bir yana ilçemizin toprak yapısı da son derece iyi.(Teknik Bilgiler 2009 yılında Erzurum Atatürk Üniversitesi öğrencisi Namık Taner Altaş’ın hazırlamış olduğu Bozüyük Coğrafyası konulu tez çalışmasından alınmıştır)
Levent Sünal – Gündem11 Gazetesi
