2000’li yılların başında TRT2’de yayınlanan “İçinden Tren geçen şehirler” isimli belgeselin bir bölümünde Bozüyük’ü izlemiştik. Merhum Araştırmacı Yazar Kurulay Yılmaz ve Sevgili Diş Hekimi Nadir Mumcu Abimiz de bu belgesel de konuşarak ilçemizin demiryolu tarihçesini ve katkılarını anlatmışlardı.Zevkle ve beğenerek izlediğimiz belgesel de demiryolunun bir yerleşim yerine katkıları ve sağladığı faydalar da hep dile getirildi.
1893 yılında ilçemiz Bozüyük’ten ilk tren yolu hattı geçtiğinde resimlerden gördüğümüz kadarıyla bu hat kasabanın merkezine uzak bir noktada. Zira Bozüyük Kasımpaşa Camii etrafına kümelenmiş küçük bir yerleşim yeri.Tren yolunun bir asırdan fazla süredir ilçemiz Bozüyük’ün içinden geçmesi gerek ulaşım gerek se lojistik konularında büyük katkılar sağladı.
2010 yılından sonra Hızlı Tren İstasyonunun yapılması ve YHT hattının İçköy Mevkiinden geçirilmesi ile şehir içindeki hat önemini bir nebze olsun yitirdi ve lojistik ağırlıklı olarak işlemeye başladı. Bu da vatandaşlarımıza özellikle hemzemin geçitlerde yaşanan tıkanıklıklar dolayısıyla zorluk yaşatmaya başladı.
Bunları anlattıktan sonra şuraya atlayalım; gelinen noktada son on yıl içinde Bozüyüklüler bu hattın yer altına alınması yönünde hep söylemler geliştirdi durdu.Örnek olarak da Eskişehir’de yer altına alınan bir bölüm tren yolu gösterildi.
Peki Bozüyük’te tren yolu yer altına alınır mı?
Bu hem günümüzde hem de gelecekte mümkün gözükmüyor. Nedenlerini kendimizce sıralayalım; öncelikle tren yolunun geçtiği hattın toprak altındaki kısmı geniş bir su kuşağı.Yani Eczacıbaşı Fabrikalarının karşısından başlayarak Bölge Trafik İstasyonuna kadar olan kısımda bir yer altı nehri var diyebiliriz.Bilindiği gibi yoğun su kütlelerinin içine bir tünel yapmak oldukça zor ve yüksek maliyet gerektiriyor.Tüneli bir yana bırakın Seramik Yolunu birbirine bağlayan yer altı geçidinin yapımında bile zorluklar çıktı ve halen buradan 24 saat pompa ile su çekiliyor.Hatta geçmiş yıllarda Gazozcu Camii arkasında kalan kısma bir yer altı geçidi daha yapılmak istendi ve su fışkırınca temel kapatıldı.
Eskişehir’in durumu biraz farklı tabi. Bir kere çok büyük bir şehir ve demiryolu çok kalabalık bir trafiği böldüğü için bir kısmı yer altına alındı.Tam bilemiyoruz ancak bu inşa sırasında sadece kumlu toprak tabakasının açıldığı söylendi.Yani yoğun bir su kuşağı ile karşılaşılmadığını duymuştuk.
Bozüyük’te ilk hızlı tren yolu projesi bilindiği gibi şimdiki eski istasyonun olduğu yerden planlanmıştı. Viyadük denen üst geçitle şehir içini geçecekti.Ancak zemin çok gevşek ve sulak olduğu gerekçesiyle Hızlı Tren Yolu daha sağlam zemin olan İçköy Bölgesine alındı.
80 bin nüfuslu bir ilçede elbette şehri ikiye bölen ve bazı zorluklar çıkaran tren yolu şehir dışında bir yere alınmalı. Ancak işletme bu değişikliği yapmaz.Zira Lojistik Köy ile birlikte Kapalı Pazar hizasından hat ikiye çıkarılıyor.Yani şehir içinde bir bölüme yeni hat yatırımı yapılıyor.
Netice itibarıyla Tren Yolu şehir dışına alınsın söylemleri afaki ve oluru olmayan söylemler. Artık bunu konuşmamak lazım.Bizim konuşacağımız ve üzerinde duracağımız konu üst geçitler olmalı.
Levent Sünal – Gündem11 Gazetesi


