Tüm Emekliler Sendikası Bozüyük Şubesi Üyeleri Cumhuriyet Meydanında Kadına Şiddet konulu bir basın açıklaması yaptı.Açıklamada şu ifadelere yer verildi;
Her gün üçer, beşer öldürülürken,
Sadece “kadın” olduğumuz için ev içinde ve dışında sistematik şiddete maruz kalırken,
Anayasa ile güvence altına alınmış tüm haklarımız fetvalarla budanmaya çalışılırken,
Sistem kendi patriyarkal düzenini sürdürmek ve kalıcılaştırmak için her türlü şiddet, cins ayrımcılığı ve baskı yöntemlerine baş vururken,
Sağlıksız, güvencesiz işyerlerinde kapitalizm kadınların, çocuk işçilerin emek sömürüsü üzerinden yükselirken,
Bu iş yerlerinden sadece birinde Dilovası’nda ikisi çocuk, altı kadın yanarak can verirken,
Kadın emeği ucuz, kadın bedeni yok sayılırken,
25 Kasım Kadına şiddetle Mücadele ve Farkındalık Gününde sokaklara iniyoruz.
“Belki bize en yakın şey ölüm
Fakat bu beni korkutmuyor
Haklı olduğumuz her şey için
Direnmeye, mücadele etmeye devam edeceğiz”
Diyen MİRABEL kardeşlere selam olsun!
Ülkemizin üzerine 23 yıldır Kabus gibi çöken gerici ittifak; baskıcı,
karanlık, faşist bir yönetim kurma niyetiyle çıktığı yolda tükeniyor.
Halk nezdinde meşruiyetini kaybetmiş Saray rejimi, toplumsal
muhalefete daha fazla saldırarak iktidarını sürdürmeye çalışıyor.
Siyasal islama dayalı bir düzen kurma yolunda en çok da kadınlara
saldırıyor. çünkü kadınlardan korkuyor. Yıllardır kadınlar sistematik
bir şiddet ve cins kırım sarmalının ortasında bırakılıyor. Bu şiddeti
önlemek için kamusal bir sorumluluk alınmadığı gibi, koruyucu yasalar
da uygulanmıyor, caydırıcı cezalar verilmiyor ve bu bilinçli cezasızlık
yüzünden kadın ölümleri ve şüpheli kadın ölümleri giderek artıyor.
Adına “Aile Yılı” Dedikleri 2025 yılında;
Yargı paketleri ile ahlâk bekçiliği, torba yasalar, kadının nafaka
haklarına saldırı arabuluculuk uygulaması, hızlı yargılama tuzakları
Diyanet eliyle hutbeler, fetvalar üzerinden kadına yönelik aleni bir
devlet şiddeti uygulanmaya çalışılıyor, kadınların temel hak ve
özgürlükleri sistemli bir biçimde hedef alınıyor. Neredeyse 100 yıllık
kazanım olan medeni kanun ve Laiklik ortadan kaldırılmaya çalışılıyor.
“Tek kişinin” hukuka aykırı uygulamasıyla çekildiğimiz İstanbul
Sözleşmesi bu yılda uygulanmadı 6284,ün gerekleri yerine getirilmedi.
Medeni kanun ve Laiklik toplumsal yaşamda ve aile içi ilişkilerde
kadının lehine bir güvencedir.
Temel hak ve özgürlükler Torba yasalarla düzenlenemez. Bu yöntem,
demokrasi ve toplumsal katılım ilkelerine aykırıdır.
Şeffaf olmayan, katılımcılıktan uzak, denetlenemeyen bu yöntemin
kabul edilmesi düşünülemez.
Kadınların yaşam hakkını, özgürlüğünü, miras hakkını, ekonomik
bağımsızlığını hedef alan her türlü gerici yaptırıma karşı mücadelemiz
ve direnişimiz sürecek.
Bizler gerici kuşatmanıza teslim olmayan milyonlarız.
Ülkenin dört bir yanından, sokaklardan yükselen sesimiz katledilen
kızkardeşlerimizin, geleceğini çaldığınız gençlerin, çocukların hesabını
sormak için bir araya gelir, ördüğünüz duvarları yıkar, eşit ve özgür
yaşam düşümüzü büyütürüz.
Kadın düşmanı gerici rejime teslim olmayacağız. Özgür ve korkusuz
bir yaşamı birlikte kuracağız.
Biz kadınlar bambaşka bir dünya mümkün diyoruz. Bıkmadan,
yılmadan mücadele ederek o dünyayı bir gün mutlaka kuracağız.
Bizleri din kurallarına dayalı aile yapısı içine hapsetmeye çalışanlara
yanıtımız HAYIR olacak!
Bu karanlığa, tek adam rejimine karşı kadınların birleşik mücadelesi
kazanacak, biz kazanacağız..
Tüm Emeklilerin Sendikası
Genel Kadın Sekreterliği

