Bundan yıllar yıllar önce,cep telefonlarının,internetin,modemin,bilgisayarların olmadığı dönemlerde ev,işyeri telefonları ve ankesörlü telefonlar oldukça önemliydi zira tüm iletişim onlarla gerçekleştiriliyordu.Bozüyük’te eski postane binasında bulunan küçük bir telefon santralına telefon etmek istediğiniz numara yazdırılır ve saatlerce o numarayı santralın sizin numaranıza bağlamasını beklerdiniz.Sokak Telefonları (Kulübeli ankesör telefonlar) da yoktu.
Telefonlar öncesinde olan mektup gönderme işlemi ise başlı başına bir dertti.Postaneye gidilir,zarfa pul yapıştırılır ve mektup bırakılırdı.Mektubun gidip gitmeyeceği veya kaç günde gideceği ise tam bilinmezdi.
Bozüyük’te yeni Postane binasının açılmasıyla (Şimdiki PTT) santral kapasitesi çoğaltıldı,bağlanma işlemleri hızlandı,manyetolu ilkel telefon cihazlarından numara çevirmeli daha modern cihazlara geçildi.Bu tarihlerde şehir içine de ankesörlü telefonlar ve telefon kulübeleri yerleştirildi.Postane önlerine ve şehir merkezi meydanına yerleştirilen bu kulübeler de zamanla evrim geçirdi ve kuruluklu camlı bir hal aldı.
Tabi artık bu telefonlar da yok. Zaten ihtiyaç da yok,kullanılmıyor da.Ama bir iki tanesi hala yerinde duruyor.1980’lerin başında çekilen döner kavşak alnının resminde sol alt köşede sarı renkli gözüken telefon kulübesi,kabini olmasa da hala aynı yerde duruyor.Bir de Kasımpaşa Camii karşısında iki tane var.Kontrol ettiğimizde çalışır vaziyetteler.Ne işe yarıyor,kim kullanıyor bilinmez ama herhalde nostalji olsun diye oradan kaldırılmıyor
Levent Sünal – Gündem11 Gazetesi




