Eskişehir’in Seyitgazi ilçesinde bulunan Seyyid Battal Gazi Türbesi, Bozüyük’e sadece 76 km mesafede yer alıyor.
Ancak bu önemli tarihi yapının Bozüyük’e bu kadar yakın olduğunu bilenlerin sayısı oldukça az. Hem tarihi hem de kültürel değeri büyük olan türbe, bölge halkı ve ziyaretçiler için keşfedilmeyi bekleyen önemli bir durak.
Seyyid Battal Gazi’nin kabrinin keşfi, Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubat’ın annesi Ümmühan Hatun’un gördüğü bir rüya ile başlar. Kabrin bulunmasının ardından Ümmühan Hatun, buraya ilk olarak bir türbe ve ardından bir cami yaptırır. Zamanla türbe etrafında gelişen külliye, Osmanlı döneminde genişletilerek medrese, imarethane, tekke ve dergâh gibi yapılarla zenginleştirilir.
Osmanlı padişahları Fatih Sultan Mehmet, II. Beyazıt, Sultan I. Selim ve Kanuni Sultan Süleyman tarafından tamir edilen ve ilavelerle genişletilen külliye, aynı zamanda dini ve kültürel bir merkez hâline gelir. Kanuni Sultan Süleyman, İran Seferi sırasında külliyeyi ziyaret eder ve burada ek yapılar inşa ettirir. Yine onun Irak Seferi sırasında ordusu burada konaklar ve ünlü minyatürcü Matrakçı Nasuh, Seyitgazi minyatürünü yapar. IV. Murat ise Revan Seferi sırasında külliyeye bir kervansaray ekletir.
Seyitgazi, İstanbul-Bağdat-Hicaz yolu üzerinde bulunması nedeniyle hac yolculuğuna çıkanlar için de önemli bir konaklama noktası olur. Dinî önemi artan bu merkez, özellikle İslami ilimlerin öğretildiği bir medreseye ev sahipliği yapar. Külliye, önce Kalenderi dervişlerinin, ardından Bektaşi tarikatının merkezi hâline gelir. Rivayete göre Hacı Bektaş-ı Veli külliyeyi ziyaret eder ve Orhan Gazi’den burayı imar etmesini ister. Orhan Gazi’nin, Seyitgazi’ye bin aile yerleştirmesiyle külliye büyür ve Bektaşilerin önemli bir ziyaretgâhı hâline gelir.
Seyyid Battal Gazi, veli, gazi ve seyit sıfatlarıyla her mezhepten Müslümanların saygı gösterdiği, birleştirici bir figür olarak büyük önem kazanır.

