Kurak ve aşırı sıcak yaz yağmuru özlemimizi kat be kat arttırdı.Bozüyük’te en son Mayıs ayında çok az yağan yağmur bir daha görülmedi.Oysa ki geçmiş yıllarda yaz aylarında ikindi zamanları gök gürültülü sağnak yağışlar olur;etrafı serinletir,toprağa can suyu verirdi.
İlçemiz Bozüyük’te tüm zamanların en sıcak yaz mevsimi yaşanıyor.Sıcaklık değerlerinin 35 derecenin altına pek düşmediği bu durum karasal iklimin hüküm sürdüğü Bozüyük’te normal değil.Gerçi ülkemizin batı bölgelerinin ve güney bölgelerinin tamamında aynı aşırı sıcaklıkları görebiliyoruz.Meteoroloji Uzmanları yaz mevsiminin artık uzadığını ve Ekim Ayının ortalarına kadar havaların sıcak gidebileceğini belirtiyor.
Mevsimler değişti,anormal etkiler görülebiliyor.Bunun en bariz örneğini Nisan Ayı içinde yağan karın ve dondurucu soğuğun yaşanmasıyla gördük.Ağaçların çiçekte olduğu bir zamanda olan bu don çiçekleri yaktı ve bizler bu yıl hiç kiraz yiyemedik.Bölgemizde Erik Ağaçlarında bu yıl meyve yok.Oysa ki geçtiğimiz yıllarda Erik Ağaçları dallarını taşıyamayacak kadar Erikle yüklü olurdu.
Demirköy,Başköy,Karaköy,Küre gibi alanlarda olan iri,tatlı kiraz bu yıl yok.Bozüyük Salı Pazarında bu yaz neredeyse hiç kiraz görülmedi.Küresel İklim Değişikliği ve kuraklığın etkileri her geçen yaz daha da artıyor.Su kaynakları tükeniyor.İlkbahar aylarında ani donla ağaçların çiçekleri yanıyor ve meyveler yok denecek kadar az oluyor.Orman Yangınları yüreğimizi dağlıyor.Toprağın parmak kalınlığında yarılması suya ne kadar hasret olduğunu gösteriyor.
İlçemiz Bozüyük’te su sıkıntısı belirtisi her ne kadar olmasa da büyük kentlere su sağlayan barajlarda su seviyeleri oldukça azalmış durumda.Eğer önümüzdeki aylarda yağmurlar görülmezse bu barajların suyunun bitme tehlikesi var.
Geçenlerde de haber yaptık.Bozüyük’ün şansı dedik.Karasu Kaynağı Bozüyük’e son derece iyi durumda içme ve kullanma suyu sağlıyor.Su hayattır.Eğer büyük kentlerde su sıkıntısı hayatı olumsuz yönde etkileyecek düzeye gelirse Bozüyük buralardan göç bile alabilir.
Meteorolojik verilere göre hiçbir yağmur belirtisi yok.Tehlike çanları yavaş yavaş çalmaya başladı.Dodurga Barajı’ndeki su çekilme seviyesini geçenlerde haber yaptık.Bu tehlikenin en bariz örneği.Suyumuz şimdilik bol olsa da yine de tasarruflu kullanmamız gerekiyor.Yağmurların olmadığı bu tehlikeli ortamda suyumuzu asla boşa akıtmayalım.Bahçelerimizde damlama su yöntemleri kullanalım.Yer altı sularını bilinçsizce pompajlama yapmayalım.Bulaşık yıkarken,meyve yıkarken suyu tasarruflu harcayalım.Duş alırken suyu boşa akıtmayalım.Hortumla kapı önlerini daha seyrek yıkayalım.Araç yıkama yerlerinde suyu hoyratça harcamayalım.
Geleceğimiz için su çok önemli.Kurak geçen yaz orman yangınlarını da beraberinde getirdi ve bu durum hepimizi derinden yaraladı.Su hayattır gerçeğini aklımızdan hiç çıkarmayalım.Dileriz ki tez zamanda bereketli ve bol yağmurlar olur,kış aylarında bol kar yağışı olur ve su kaynaklarımız zenginleşir.Bize düşen sorumluluk suyumuzun değerini bilmektir.
Levent Sünal-Gündem11 Gazetesi

