Orada bir Bozüyük’e hitap var
Seçim günü yaklaşırken vatandaşlar her ne kadar Adayların vaatlerine,söylemlerine ve projelerine odaklansalar da özellikle Ulusal Medyadan,televizyon kanallarından Siyasi Parti Liderlerinin halka hitaplarını da takip ediyorlar.Her şehirde hergün farklı bir liderin konuşmasına ekranlarda şahit oluyoruz.
Peki; medyanın olmadığı,televizyonların evlerde bulunmadığı,sadece birkaç gazete ve radyonun olduğu dönemlerde propaganda nasıl yapılıyordu?
Haber resmimizde 1960’lı yıllarda Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Süleyman Demirel’in Bozüyük Belediye Parkı’nda (Şimdiki Cemalettin Köklü Parkı) Bozüyük Halkına hitap ettiği görülüyor.
Bir iskemle üzerinde,mikrofon yok; seçim otobüsü yok,parti flamaları bayrakları yok,kalabalık tarafında yapılan bağrışma, tezahürat yok,meşale,havai fişek yok.
Kasabada bir parkta ülkenin Başbakanı sandalye üzerine çıkmış mikrofon bile olmadan halka hitap ediyor ve destek istiyor.
Gelinen noktada günümüzde seçim çalışmaları böyle mi?
Parti Liderleri büyük şaşa ile,seçim otobüsleri ve makam araçları ile,şarkılarla türkülerle,marşlarla ve çığırtkanlarla geliyor ve miting yapıyor.Elbette şartlar değişti,teknoloji gelişti,insan nüfusu ve ihtiyaçlar arttı ama şu Süleyman Demirel’in Bozüyük halkına hitabındaki sadeliği ve sessizliği de aramıyor değiliz.
Ne diyelim..
“Öyle bir geçer zaman ki” 
