Bozüyük’ün yok olup giden değerleri var tabi ki.Eski evlerden bahsettik çok zaman haberlerimizde.Eski zanaatları anlattık hep.Yitip giden kültürel değerlerimizden bahsettik.Yok olan sanayi kuruluşlarımızı anlattık.
Yok olup giden,zamana yenilen,Bozüyük’ün çok özel tadı,Bozüyük’ün markası Akif Gazozu’ndan bahsedelim biraz da.Onu yaşı 50’nin üzerinde olanlar bilebilir sadece.Çünkü o kuşak yetişti son demlerine.
Gazozcu Akif’in ürettiği o güzelim gazozun şişesini,kapağını,asidini,herşeyden daha çok da tadını unutmak ne mümkün.O şahane gazoz kokusunu,çocukluğumuzun buz gibi şişesinin kapağının altındaki mantarın kokusunu bile unutmak ne mümkün.Bakkallarımızda,tahta sandıklar içinden çekip aldığımız,Bakkal amcamızın açma aparatı ile hemen oracıkta açıverdiği,yaz günlerinde daha ilk yudumda serinlediğimiz Akif Gazozunu ne yazık ki artık resimlerde görüyoruz ve işte bu şekilde haberlerimize birer hatıra olsun diye aktarıyoruz.
Biraz da tarihçesinden bahsedelim de gençler bilgi sahibi olsun.Akif Gazozu sadece Bozüyük’te üretildi ve sadece Bozüyük’ün markası oldu.93 harbinden sonra Bulgaristan’dan Bozüyük’e göç eden Salih usta baba mesleği olan,Bulgaristan’da öğrendikleri Gazozculuğu Bozüyük’te de sürdürür.Salih Usta’nın Gazozunun kalitesi ve yazın sıcak günlerinde insanı serinleten,rahatlatan hoş ve leziz içimi haklı olarak ün yapmıştı.Kendine özel bir formülü vardı.Bozüyük Gazozu Salih Usta’dan sonra oğlu Akif Usta tarafından da sürdürüldü.Akif Usta 1.Dünya Savaşında uzun yıllar Yemen’de askerlik yaptı.Mondoros Ateşkes Anlaşması sonrasında zor koşullarda Bozüyük’e döndü.Dönüşte Gazoz imalatını sürdürdü.Onun ölümünden sonra oğlu Akif Gazozcu imalata devam etti.1980’li yıllarda ise aile gazoz üretimini sonlandırdı.
Günümüzde hayatta olan çınar Akif Gazozcu hikayeyi şöyle anlatıyor;
‘Babamlar 93 Muhacirlerindendir (1876) Babamın adı Akif’ti.Eski geleneklere göre yaşasın diye baba adı koyarlarmış.Benim adımı da Akif koymuşlar.Babam Bulgaristan Amaç Köyden,annem Razgrat’a bağlı Eski Cuma’dan gelmiş.Dedem bu gazozculuğu Bulgaristan’da öğrenmiş,Türkiye’ye gelince Bozüyük’te 1927’de Gazozhaneyi açmış.Babam devam ettirmiş,o yaşlanınca da bana devretti.Esas Gazozun formülünü Bulgaristan’dan getirdi dedem.Babam da bana öğretti bu sırrı.Sonradan bu fabrikalar çıkınca rekabetin anlamı kalmadı,gazozculuğu bıraktık.Soy ismimin Gazozcu olması 1934’te soyadı kanunu çıkınca buradan geliyor,mesleğimizden almışız soy ismimizi’
Akif Amcamızın geçmiş yıllarda Bozüyük Şehir Müzesi arşivlerinde bulunan anlatımı böyle.Tabi burada bir de kar kuyularından bahsetmeden geçmek olmaz.Eski devirlerde,soğutucu,buzdolabı olmadığı için Gazozun yaz aylarının sıcak günlerinde soğuk kalması için kar kullanılırmış.Bu karı elde etmek kolay değil elbette.Kışın çok kar yağdığında karı depolamak lazım.Bunun da formülleri var elbette.Kar Kuyularına öyle yalıtım yapmak lazım ki kar erimesin.Bunu da samanla,kuru otla yaparlarmış.İşin en meşakkatli kısımlarında biri yaz günü kar bulundurmak.Bu depolamayı Üyük Tepesi’ndeki derin kar kuyularında yaptığını biliyoruz.Ancak öyle zaman olur ki hava çok ısınır orada da karların erimesi engellenemez.İşte o zaman yüksek rakımlı daha serin bir yer bulmak gerekli.Bunun için en güzel,en verimli ve en yakın yer de Alınca Tepesi tabii ki.Köyün girişinde kar kuyuları kazılır,kışın buraya kar doldurulmadan önce altına saman konurmuş.Kar doldurulur,iyice ayakla tepilerek sıkıştırılır,üzerine yine saman konurak muhafaza edilirmiş.Daha sonra kapalı özel arabayla yaz aylarında kar Bozüyük’e getirilir,içine Gazozlar konulur ve arabayla seyyar olarak satılırmış.
Bozüyük Gazozunu o yıllarda bilenler sadece Bozüyüklüler değil elbette.Her ne kadar karların erimesi dolayısıyla ve hızlı vesayit olmaması sebebiyle Eskişehir gibi yerlere Gazoz götürülemese de Bozüyük İstasyonunda duran ve bir süre bekleyen Yolcu Trenlerine binilerek bu gazoz yolculara satılırmış.Bu vesile ile Bozüyük Gazozunun tadını da Türkiye’nin çeşitli illerinden vatandaşlar trende alıp içtikleri için bilirlermiş.
Bu haberimizde de geçmişe bir yolculuk yaptık ve yok olup giden bir değerimizden dem vurduk.Yok olan değerlerimiz her ne kadar içimizi sızlatsa da hatıraları yad etmek bizleri ziyadesiyle mutlu ediyor.Günümüzde büyük marketlerde Niğde Gazozu,Sarıyer Gazozu gibi eski yerel tatlar tekrar satılmaya başlandı.Gönül isterdi ki bu raflarda Bozüyük Gazozu da yer alsın.Ama olmayınca olmuyor.Biz o Gazozun tadıyla büyüyen nesiller olarak Akif Amcamıza uzun ve sağlıklı bir ömür diliyoruz.Arşiv Fotoğrafları için sevgili Hakan Alkan’a teşekkür ederiz
Levent Sünal – Gündem11 Gazetesi


