Nereden nereye

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bozüyük..

Bölgeleri birleştiren, yolları kesiştiren, iklimleri buluşturan kadim kent.

İlçemiz Bozüyük’ün tarihsel süreçte değişimini ve farklılaşmasını sayfalarımızda ele alalım istedik.
Bozüyük’te yaşamın ilk bulguları ilk çağlara dayansa da bununla ilgili elimizde veriler pek fazla yok. Tarihçilerin ve Arkeologların yapmış oldukları araştırmalarda ve çıkan bazı arkeolojik eserlerde günümüzden binlerce yıl öncesine ait yaşam izlerinin olduğu gözleniyor. Bunun en güzel örneklerinden birisi de 1893 yılında İstanbul Bağdat Demiryolu hattının yapımında kazılan şimdiki Saraycık Caddesi hemzemin geçidinde bulunan Höyük. Buradan çıkartılan tarihi eserler ilk çağlardan kalma bulgular kazıyı gerçekleştiren Alman Arkeolog Körte tarafından Berlin’e kaçırıldı.

O yıllardan öncesi ve sonrası ile ilgili edinilen bilgilerde Bozüyük’ün Rum yerleşimine çok fazla rastlanmadığı ancak Selçukluların Anadolu’yu fethi ile birlikte Bozhöyük yada Höyük dibi denilen bu bölgede bir küçük yerleşim inşa ettikleri biliniyor. İsmini Üyük Tepesinden aldığını sandığımız Bozhöyük zamanla küçük bir köy olarak Osmanlıların Söğüt’te devlet kurmalarına değin Öyük dibi olarak anıldı ve bu bölgenin ulu ereni ve söz sahibi kişisi Kumral Abdal oldu.
Osmangazi’nin Söğüt’te 1299 yılında Osmanlı Devleti’ni kurmasıyla Bozhöyük Söğüt’e bağlı bir oba niteliğinde oldu. Etrafında Dodurga, Aksutekke, Günyarık gibi büyük oba yerleşimlerinin bulunması Bozhöyük’ün gelişimine katkıda bulundu.

1525 yılında Kanuni Sultan Süleyman’ın vezirlerinden Cezeri Kasımpaşa’nın doğu seferinde ordusunu şimdiki Belediye Parkının olduğu bölgede dinlendirmesi ve buraya bir cami yapılmasını buyruk vermesi ile Kasımpaşa Camii inşaatı başlatıldı ve üç yıl gibi kısa bir sürede tamamlandı.

Cami yapımından önce de gerek haçlı orduları, gerek Bizans Orduları ve gerekse Türk Ordularının Bozüyük’te karargah kurup birkaç gün dinlendikleri biliniyor. Bunun yanında şimdiki Belediye İşhanı’nın olduğu yerde bir Kervansarayın olduğu, deve kervanlarının ve diğer yolcuların bu kervanda konakladıkları da biliniyor.

Kasımpaşa Camii’nin inşasından sonra civar oba ve köylerden Bozhöyük’e gelerek yerleşenler burayı büyük bir köy yaptılar. Ve bu köy 1800’lü yıllarda nahiye daha sonra kasaba olana kadar Osmanlı hakimiyetinde önemli bir merkez olamaya devam etti.

1880 yılında Sultan Abdülhamit Han tarafından gönderilen Alman Fotoğrafçının Bozüyük’ü resimlemesi ve ahalinin fotoğraflarını çekmesiyle günümüze ulaşan bu siyah beyaz fotoğraflardan en eski yaşamı 1880 yılı olarak gözlemleyebiliyoruz. Daha öncesinin resimleri olmadığı için bu tarihten öncesini görmemiz mümkün değil. Bu yıllarda Bozüyük’te yaşayan insanların tipik Osmanlı kıyafetli, şalvarlı, dolaklı, bel kuşaklı pos bıyıklı insanlar olarak gözlemliyoruz. O yıllarda yapılar ve yaşanan kasabada evler ise ahşap ve taş örme tek katlı tipik Osmanlı Evleri olarak karşımıza çıkıyor.

1800’lü yılların sonundan 1920’lerin sonlarına kadar aynı yapı tarzı evlerin izlerini görmek mümkün. Halkın yaşayışı ise geçen uzun yıllar içinde pek değişmediği, genel olarak çiftçilik ve tarımla ilgilenildiği ve geçimlerini bu yönde sağladıkları belirgin bir şekilde karşımıza çıkıyor.

1925 yılında Albay Çolak İbrahim Bey tarafından Bozüyük Kereste Fabrikasının kurulmasıyla Bozüyük tarihsel süreçte bir kabuk değiştirdi. İlk Sanayi tesisinin kurulmasıyla Bozüyük Sokakları elektrik ile aydınlatılmaya başlandı ve bu, genç

Türkiye Cumhuriyeti’nin sokakları elektrikle aydınlatılan ilk kasabası oldu.
1930’lu yıllarda tarımın geliştirilmesi ve çeşitliliğinin arttırılması amacıyla Macaristan’dan gelen uzmanlar önce Pancar Dairesini inşa ettiler ve Bozüyüklü çiftçilere Pancar ekimini öğrettiler. Bu Macar kafilesinin Bozüyük’e Pancar Dairesi dışında yapısal katkıları da oldu. Günümüzde Cumhuriyet Meydanı karşısındaki tarihi Süleyman Bey’in evi,Kasımpaşa Camii arkasında yıkılan İzzet Bey’in evi,1970’li yılların sonunda Bozüyük’ün ana cadde olarak çift yönlü genişletilmesi sırasında yıkılan ve siyah beyaz eski resimlerde gördüğümüz kuleli güzel yapı, günümüzde Kent Müzesi olarak kullanılan Albay Çolak İbrahim Bey Köşkü Macar mimar ve Ustaların eserleri olarak Bozüyük’e kazandırıldı.

Bu tarihler güzel taş yapılı modern evleri Bozüyük’e yapılması ile 1930’lu yıllardan sonra günümüze de birkaç tanesi kalan iki katlı cumbalı tipik Osmanlı evleri inşa edildi.1920’li yılların ortalarında Bozüyük Kasaba Meydanı ve Ana Yolun genişletilmesi çalışmalarıyla zaten çok az eser kalmış olan tarihi Kervansaray da tamamen yok edildi ve ana cadde boyuna yolcuların kalabilecekleri birçok han açıldı.

1965 yılında Sümerbank Bozüyük Seramik Fabrikası’nın açılması ilçe için tarihi bir dönüm noktası oldu. Artık bir sanayi şehri hüviyetine bürünen Bozüyük hızla gelişmeye ve nüfus olarak büyümeye başladı.1965’ten 70’li yılların sonlarına kadar bir Seramik Fabrikası iki tane de Kiremit Fabrikası olan ilçede 1978’de Eczacıbaşı’nın fabrika kurması Bozüyük’ün sanayi bakımından önünü iyice açtı. Bu firmanın ardından birbiri ardına gelip sanayi yatırımı yapan firmalar Bozüyük’ün modern bir şehir haline gelmesini sağladı. Sanayileşme ile birlikte büyük göçler alan Bozüyük hızla büyüdü ve 40 binlere varan nüfusa erişti.

1980’li yıllarda ilçenin batısında artan fabrikalar ve gelen göçle birlikte yeni yeni mahalleler kuruldu ve eski yapılar da bir bir yıkılarak yerine çok katlı apartmanlar yapılmaya başlandı.Ana Caddenin silueti hızla değişirken özellikle Yeni Mahalle ve günümüzde kanal boyu mevkii dediğimiz bölgeye çok katlı bloklar yapıldı.1970’li yılların sonlarında inşa edilen Örnek Apartmanı ve 76 daireler ilk toplu konutlar olarak göze çarptı.1980’li yılların ortalarında kurulan Yeşilkent Mahallesi’ndeki Bloklar ise modern şehirleşmeye ilk örnekleri teşkil etti.

Tarihsel süreçten günümüze gelindiğinde Bozüyük modern bir Sanayi Kenti olarak karşımıza çıkıyor. Günümüzde Toki gibi çok katlı yapılar,Yeşilket Mahallesi’ndeki modern evler ve 4 Eylül Mahallesi’ndeki yapılar Bozüyük’ün çehresini geçtiğimiz 30 yıl öncesine göre oldukça değiştirmiş durumda.

Bozüyük 1970’li yılların sonundaki 15 bin nüfusundan bugün 80 bin nüfusa dayandı. Bunun en belirgin sebebi ise hızla gelen sanayileşme ve yapılaşma oldu.1980’li yılların başından itibaren başlayan ve günümüzde halen devam eden Bozüyük Köylerinden göçler ise etrafımızdaki köylerin nüfusunun ne yazık ki erimesine ve tarım ve hayvancılığın yok olma noktasına gelmesine yol açtı.

2000’li yılların başında çevre yolunun ulaşıma açılmasıyla rahatlayan kent içi trafiğinin günümüzde ilçeye kayıtlı araçlar tarafından yoğun bir şekilde kullanılması, artan yapılaşma ve araç sayısı nedeniyle Trafik Problemleri ile boğuşan Bozüyük yine de her şeye rağmen Türkiye’de yaşam standartları yüksek, yaşanılabilir kentler arasında gösteriliyor.

Levent Sünal _ Gündem11 Gazetesi                    

Nereden nereye
Yorum Yap
Giriş Yap

Gündem11 ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.