1. Haberler
  2. Güncel Haberler
  3. Küçük Zeynep’in mektubu okuyanları duygulandırdı

Küçük Zeynep’in mektubu okuyanları duygulandırdı

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bozüyük Halk Eğitim Merkezinin maskotu haline gelen Fındık’ın öldüğü dün halk eğitim merkezi sayfasından duyurulurken 3. sınıf öğrencisi Zeynep’in Fındık için yazdığı mektup okuyanları duygulandırdı.

Minik Zeynep’in, mektubu şu şekilde;

“Merhaba, benim adım Zeynep. Bugün yeni dostum, Fındık’ı ziyaret ettim. Şimdi diyeceksiniz ki; “Fındık kim?” Biraz kendimden, biraz da Fındık’dan bahsedeyim size olur mu?

Ben ilkokul üçüncü sınıftayım. Okulumu, öğretmenlerimi ve arkadaşlarımı çok seviyorum. Tatil günlerimde ise halk eğitimi merkezinin açtığı kurslara gidiyorum. Haftanın birkaç günü sevinçle gittiğim kursumda tanıştım Fındık’la. Müdür amcamız, bakımını üstlenmek için Fındık’ı sahiplenmiş. Ne güzel yapmış, çok mutlu olduk hepimiz.

O; kısa bacakları, kısa bir kuyruğu, kocaman bir başı, küçük kulakları, çok güzel gözleri olan bir köpek yavrusu. Neden mi adı Fındık? Tüyleri kahverengi olduğu için sanırım. Müdür amcamıza sorduğumda; ” Onunla ilk karşılaştığımda aklıma gelen ilk isim Fındık oldu” dedi. Görseniz siz de bu ismin ona ne kadar yakıştığına hayret edersiniz.

Birkaç gündür onu dikkatle izliyorum. Fiziksel özelliklerine baktığımda o sadece bir köpek ancak sanki onun da biz insanlar gibi duyguları var. Mesela; onu sevmek için yanına gidince benden kaçıyor ama bakımı ve beslenmesiyle ilgilenen Şemseddin amca gelince, ön patilerini kaldırıp, bacaklarına sarılıyor. Demek ki hayvanlar da sevildiklerini ve sevmeyin biliyorlar. Elinde yiyecek ile gelen birini görünce sevinç ile etrafında dolanıyor tıpkı bizim de elinde çikolata ile gelen babamızın etrafında sevinçle havalara zıpladığımız gibi. Demek ki hayvanlar da mutlu olabiliyorlar.

Kaşınızı çatıp, sesinizi yükselterek konuşursanız, utanıp başını saklıyor ve yüzünü üzgün bir ifade kaplıyor. Demek ki hayvanların da kalpleri kırılabiliyor ve üzülüyorlar belki ağlıyorlardır bile.

Bugün Şemseddin Amca dedi ki; “Gök gürleyince ya da şimşek çakınca hemen koşarak kulübesine saklanıyor.” O da benim gibi gök gürültüsünden korkuyormuş. Demek ki hayvanların da korkuları var.

Temizliğinden sorumlu Selim abiyi görünce kaçıyor. Nedenini sordum her gün banyosunu yaptırıp, pireler onu ısırmasın diye sık sık ilaçlıyorlarmış. O yüzden Selim abiyi görünce kaçmaya başlıyormuş. Çok güldüm. Sanırım biz çocuklar gibi o da her gün banyoya girmekten pek hoşlanmıyor.

Ben küçük bir çocuğum ama şunu anladım; hayvanların birçok özelliği bizden farklı olsa da, duygularımız ne kadar da birbirine benziyor. Öyle ise; onlara da insanlara davrandığımız gibi sevgi şefkat ve iyilikle yaklaşırsak onlardan göreceğimiz şey sadece sevgi olacaktır bence.

Bu arada, siz de Fındıkla tanışmak isterseniz, bekleriz. Nerde miyiz? Bilecik’in Bozüyük ilçesinde, Halk Eğitimi Merkezinde.”  

Küçük Zeynep’in mektubu okuyanları duygulandırdı
Yorum Yap
Giriş Yap

Gündem11 ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.