1. Haberler
  2. Bilecik Haberleri
  3. Bozüyük Haberleri
  4. Hatırlananlar mazide kaldı. Ama …

Hatırlananlar mazide kaldı. Ama …

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Şu haberimizin manşet resminde görülen iki seramik panoyu yaşı kırkın üzerinde olanlar çocukluğundan veya gençliğinden hatırlarlar.1965 yılında kurulan Bozüyük’ün ilk büyük sanayi fabrikası Sümerbank Seramik Fabrikası’nın 4 Eylül Kurtuluş Günü anısına özel bastığı ve hediye ettiği özel seramikler.

Belkide Bozüyük’te çok uzun yıllardır oturanların evlerinde bunlardan hala vardır.Kala kala geçmişten bunlar kaldı zaten.Bir de 30 yıl önce Kurtuluş Gününde yaptığımız Seramik Festivali’nin anıları.

Oysa ki izleri hiç kalmayan o kadar çok anımız var ki 4 Eylül’le ilgili.Geçmişte yaşanan o 4 Eylül’ler o kadar güzel,o kadar anlamlıydı ki.

Şimdi yaşı müsait olanlar hatırlarlar; hani o bayram günü düzenlenen Bozüyük’ün düşman işgalinden kurtarılışının temsili gösterisini.Hani genç bir kız çocuğunun temsili olarak biriket bir barakada temsili Yunanlılar tarafından tutsak edildiğini ve sonra Türk Askerlerinin onu gelip kurtarışını.Ve o kızı Türk Bayrağına sarmalarını.Ana Cadde, İstasyon Meydanı veya Koca Çayırda’ki kutlamalarda temsili olarak meşe dallarının yerlere serilerek yakılışını ve bunun Bozüyük’ün düşmanlar tarafından yakılıp yıkıldığını temsil ettiğini.Her ne kadar tepki çekse de bazı kişilere Yunan Askeri kıyafeti giydirilip temsili olarak Türk Askerleri ile çatışmalarını ve Bozüyük’ü Türk Askerlerinin Yunan Askerlerinden kurtarışlarını.Ve izlemeye gelen kalabalık Bozüyüklü vatandaşların coşkulu alkışlamalarını.Selaların okunmasını,Kasımpaşa Camii minaresinin şerefesine Türk Bayrağı asılmasını ve bunun Bozüyük’ün kurtulduğu anlamına gelmesini.Sonrasındaki halk oyunlarını,zeybek gösterilerini.İstiklal Marşımızın coşkuyla hep bir ağızdan okunmasını,Belediye Hoparlöründen mehter marşları ve kahramanlık türkülerinin çalınmasını.Bozüyük Merkezini kaplayan o meşe dumanı kokusunu,çam dallarının yemyeşil görüntüsünü ve kurtarılan kız için Bozüyüklülerin alkışlarını ve sevincini.Gurula gerçekleştirilen resmi geçitleri.

Sonrasında Akpınar ve İntikamtepe Şehitliklerinin ziyaret edilerek dua edilmesini.Gecesinde Bozüyük Gazrnizonundan gelen bir bölük askerin ellerinde metal fenerler içine gaz yağı döküp meşaleler yakmalarını,onları havaya kaldırıp Bozüyük Belediyesi Bandosunun çaldığı askeri marşlar eşliğinde ana cadde ve bazı ara caddelerde yürüyüş yapmalarını,hep bir ağızdan marşlar söylemelerini.Onların arkasına çocukların takılıp askerlerle birlikte yürümesini.

Bozüyük Belediyesi ve Garnizona ait CMS kamyonalrın çiçek ve çam dalları ile süslenerek,küçük bir jenaratör yardımıyla ışıklandırılarak Bozüyük sokaklarında dolaşmasını.

Tabi ki bunları hep hatırlıyoruz.O kutlamalar öylesine güzeldi ki;yada biz çocuk olduğumuz için mi bizlere güzel gelirdi?

Fener Alayının ardından gece eski Belediye Binası karşısında sokakta oynanan tiyatrolar,söylenen şarkılar.Oynanan karşılama ve Söğüt’ün Erenleri oyunları.

4 Eylül Kurtuluş günü Bozüyük’e özel bir gün ve ilçemize özel bir Bayram.Ancak günümüzde akla gelen tek şey konser.Bozüyük Belediyesi 4 Eylül akşamı hangi ünlü sanatçıyı getirecek? Konser nerede olacak? Havai Fişek gösterisi olacak mı? diye soru soranların birçoğu Cumhuriyet Meydanına gelip kurtuluş günü ve bayaramımıza katılım sağlamıyor bile.

Oysa ki 4 Eylül sadece ünlü bir sanatçının vereceği bir konser anlamını taşımıyor.Bozüyük’ü sevenler,gerçek Bozüyüklüler sadece bir konser algısı taşımamalı.Sadece Protokol,birkaç öğrenci ve öğretmen,bir takım asker ile kutlanan remi törenlere halkımızın ilgisi ne yazık ki yok denecek kadar az.Bu da bizleri oldukça üzüyor.

Tabi ki artık eskisi gibi temsili kurtuluş enstanteneleri canlandırılmıyor.Buna gerek de yok gibi sanki.O güzellikler zamanın içinde geçmişte kaldı.Şartlar değişti,ortam değişti.Ama bizler yine de Kurtuluş Bayramımıza iştirak etmeliyiz.O geçmişteki anları yaşamasak da oynanan halk oyunlarını yine eskisi gibi alkışlamalıyız.Okunan dualara eşlik etmeliyiz.Cumhuriyet Meydanında kalabalık bir şekilde toplanıp İstiklal Marşımızı hep bir ağızdan söylemeliyiz.Tıpkı eski günlerdeki gibi..

1950’li ve 60’lı yıllardaki iki 4 Eylül kurtuluş Bayramı resmini de haberimizin altında sunalım.

Levent Sünal – Gündem11 Gazetesi

Hatırlananlar mazide kaldı. Ama …
Yorum Yap
Giriş Yap

Gündem11 ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.