“BİZ ÇOCUKKEN”
Bizim kuşak iyi bilir, Çocukken maç yaparken kurallar vardı.
Ama o kurallar deyim yerindeyse Anayasa gibiydi, değişmezdi genelde…
Genelde top (Plastik) kiminse kendi takımını da o kurardı.
Çocukluğumuzun Mahalle Maçı Kuralları ;
“Aldım verdim ben seni yendim” diyerek adım sayar takım oluşturulur
– Takımlar kurulurken ilk oyuncuyu seçme hakkı, adım almayı iyi bilenindi.
– En iyi oynayan iki kişi aynı takımda yer alamazdı
– Üç korner Bir penaltıydı
– Maçlar minyatür kalede oynanıyorsa, penaltı boş kaleye ters şekilde topukla vurulurdu.
– Abanma ve burun vurmak yoktu, vurulursa eleştirilip küfür edilirdi.
– Maçların hayali kale direkleri arası adım ile sayılır, olmaları gereken yerler iki taş ile işaretlenirdi.
– Evden çağırılınca maç biterdi.
– Topu patlatan parasını öderdi
– Kaleci topu 3 kere sektirirse rakibe Açılsana 3 kere sektirdim derdi rakip açılırdı.
– Penaltılarda kaleci değiştirilirse 2 penaltı atılırdı. Eğer ilk penaltı gol olursa ikincisi atılmazdı.
– Frikiklerde baraj mesafesi, frikiği kullanacak olan kişinin kocaman 3 adım atmasıyla belirlenirdi.
– Gol olduktan sonra eğer tartışmalar olursa ve golü yiyen takımın bir oyucusu golü kabullenirse gol yiyen takım 180 derece dönerek durumu kabullenirdi.
– Eğer bir oyuncu faule maruz kalmışsa ama devam etmek istiyorsa, rakip futbolculardan birinin yürümesini dahi bahane ederek: “Adamın devam ediyor.” derdi.
– Atan alır mevzusu vardı. Eğer top kime çarpıp abuk subuk bir yere kaçmışsa topun gittiği yer neresi olursa olsun koşa koşa gidip alırdı.
– Eğer kaleci dahil herkes çalımlanmışsa kale çizgisinde yere yatılarak topa kafa vurulurdu.
Bizim jenerasyon taşlı, tozlu, topraklı yerlerde maç yapardık da hemen hemen her çocuğun kolu, bacakları yara bere içinde olurdu.
Kaza ile top komşunun camına gider de cam kırılırsa o suçu da Mahallenin en büyüğü üstlenir, gerektiğinde camın parası da ortaklaşa toplanır ve ödenirdi.
Maçtan sonra da en büyük lüks ise; salçalı ekmek yemek olurdu.
Geçen gün Mahalle’nin birinde üç, beş çocuk oturmuşlar, hepsinin ellerinde birer telefon… Onları görünce kendi çocukluğum aklıma geldi de paylaşayım istedim…
Kalın Sağlıcakla, HOŞÇAKALIN….
Kaynak: Haber Merkezi
