Bozüyük Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Kamil Özdemir, Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) konusunda önemli uyarılarda bulundu.
Dr. Kamil Özdemir, 19 KASIM 2025 DÜNYA KOAH GÜNÜ kapsamında yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH);
Hava yolu ya da hava keseleri (alveol) anormalliğinden kaynaklanan,
Nefes darlığı, öksürük ve balgam gibi kronik (süregen) solunum şikayetleri ile karakterize,
Kalıcı ve sıklıkla ilerleyici olan,
Hava yollarında tıkanma ile seyreden,
Erken tanı konulduğunda, önlenebilen ve tedavi edilebilen kronik bir hastalıktır.
Hastalık, tüm dünyada önde gelen ölüm nedenlerinden biri olup bu ölümlerin %90’ı düşük ve orta gelirli ülkelerde meydana gelmektedir. KOAH, dünyada 40 yaş üzeri yetişkinlerde %10 oranında görülmektedir. Bu oran coğrafi bölgelere ve maruziyetlere göre değişiklik gösterirken hastaların %60-85’i halen tanı almamış durumdadır. Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından yayımlanan 2020 yılı KOAH raporuna göre ülkemizde yaklaşık 4 milyon KOAH hastası bulunduğu tahmin edilmektedir. TÜİK’in 2024 verilerine göre ise solunum sistemi hastalıkları %15 oranıyla Türkiye’de en sık ölüme neden olan hastalıklar arasında 3’üncü sırada yer almaktadır.
KOAH gelişiminde; sosyal eşitsizlik, yoksulluk, yetersiz beslenme, iç ve dış ortam hava kirliliği ile tütün kullanımı temel nedenlerdir. KOAH hastalarının yaklaşık %80’inde sigara içme öyküsü vardır ve sigara süresi ile miktarı hastalığın şiddetini artırmaktadır. Elektronik sigara, nargile gibi diğer tütün ürünleri ile pasif içicilik de aynı şekilde KOAH oluşumunda etkilidir. Hava kirliliği, biyokütle yakıtlarının (odun, kömür, tezek vb.) dumanına maruziyet, yetersiz beslenme, enfeksiyonlar ve çevresel kirleticilere pasif maruz kalma durumları, doğumdan önce ve sonra akciğer gelişiminde gerilemeye yol açarak KOAH riskini artırmaktadır. Ayrıca iş yerinde duman, kimyasal madde ve toza maruz kalma da önemli bir risk faktörüdür. İş yeri maruziyetine bağlı KOAH gelişme oranı %19,2’dir.
KOAH ileri yaşlarda daha sık görülse de 40’lı yaşlarda da ortaya çıkabilmektedir. Erken tanı, hastalığın tedavisini mümkün kılmaktadır. Bu nedenle 40 yaş üzerinde olan, sigara ve/veya tütün ürünü kullanan ve nefes darlığı yaşayan her bireyde KOAH düşünülmeli, mutlaka göğüs hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır.
Hastalığın en sık görülen yakınmaları; nefes darlığı, öksürük, balgam çıkarma ve yorgunluktur. Nefes darlığı KOAH’ın temel semptomudur ve genellikle hastanın yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürür. Hastalar bunu ‘nefes almada güçlük, göğüste ağırlık, hava açlığı veya nefes nefese kalmak’ şeklinde tarif eder. Hastalığın ilerlemesiyle birlikte bu yakınmalar artar. KOAH’ın ilk semptomu çoğu zaman kronik öksürüktür ancak sigara kullanımına bağlandığı için hasta tarafından önemsenmeyebilir. Öksürük başlangıçta aralıklı iken zamanla her gün devam eden bir forma dönüşür. Kronik öksürük balgamsız olabileceği gibi sürekli ve genellikle beyaz renkli balgamla da seyredebilir. Alevlenme dönemlerinde balgam sarı-yeşil renge döner.
Risk faktörlerine sahip bireylerde, sağlık kurumlarında uygulanan basit bir ‘nefes ölçüm testi (spirometre)’ ile KOAH tanısı kolaylıkla konulabilmektedir. Solunum fonksiyon testi ile hava akımındaki azalma belirlenebilmekte ve hastalığın derecesi saptanabilmektedir.
İlerleyici nefes darlığı yaşayan bireyler KOAH olabilir! Bu durumda aile hekiminden danışmanlık alınmalı ve bir göğüs hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır. KOAH tanısı, basit bir nefes ölçümü ile kolayca konulabilmektedir.
KOAH’ın tıbbi tedavisinde solunum yoluyla uygulanan ‘inhaler’ yani nefes açıcı ilaçlar kullanılmakta olup hava yollarındaki daralmanın azaltılması, hastanın rahatlatılması ve yaşam kalitesinin artırılması amaçlanmaktadır. Bu ilaçların düzenli ve doğru şekilde kullanılması gerekmektedir. Solunum yetmezliği gelişmiş hastalarda evde oksijen tedavisi veya solunum cihazı tedavisi gerekebilir. Hastalığın seyrini kötüleştiren alevlenmelerden korunmak için her yıl grip, ömür boyu bir kez de zatürre aşısı yapılması önem taşımaktadır.
KOAH tanısı alan hastalar, tıbbi tedavinin yanı sıra solunum rehabilitasyonu programlarına katılabilir veya bireysel olarak egzersiz yapabilirler.
KOAH’ın tamamen önlenebilmesi ve dünyada olduğu gibi ülkemizde de hastalığın ortadan kaldırılabilmesi, hastalık nedenlerinin ortadan kaldırılması ile mümkündür. Çünkü mevcut tedaviler, hastalığı tamamen iyileştirmekten çok semptomları ve alevlenmeleri azaltmaya yöneliktir. Bu nedenle yaşam koşullarının iyileştirilmesi, hava kirliliğinin azaltılması ve tütün kullanımının önlenmesi büyük önem taşımaktadır.
Bakanlığımız, risk faktörleriyle mücadele edilerek KOAH’ın önlenmesi, erken teşhis, düzenli takip ve uygun tedavi süreçlerinin yürütülmesi için önemli çalışmalar gerçekleştirmektedir. Bu kapsamda ilgili paydaşlarla birlikte ‘Türkiye Kronik Hava Yolu Hastalıkları Önleme ve Kontrol Programı’ hazırlanmış ve uygulanmaya başlanmıştır. Ayrıca birinci basamak hekimleri için ‘Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığını Değerlendirme ve İzlem Kılavuzu’ geliştirilmiş, Hastalık Yönetim Platformu kapsamında oluşturulan ‘KOAH İzlem Modülü’ aile hekimlerinin kullanımına sunulmuştur.
Dünyada ve ülkemizde her yıl Kasım ayının üçüncü çarşamba günü ‘Dünya KOAH Günü’ olarak kabul edilmekte olup bu yılın teması ‘Nefesin Daralıyorsa KOAH’ı Düşün!’ şeklinde belirlenmiştir. Bu tema ile bireylerin özellikle kronik öksürük ve nefes darlığı yakınmalarını önemseyerek sağlık kuruluşlarına erken başvurmalarının önemi vurgulanmaktadır.
Akciğerlerinizi sağlıklı tutabilmek için;
Sigara ve diğer tütün ürünlerini kullanmayın.
Soluduğunuz ortamın havasını temiz tutun.
Düzenli ve dengeli beslenin.
Düzenli egzersiz yapın, yürüyün, hareketli olun.
Yaş grubunuza uygun aşınızı olun.
İklim değişimine duyarsız kalmayın.
KOAH izleminizi düzenli yaptırın.
İlaçlarınızı doktorunuzun önerdiği şekilde kullanın.”
