Yakın bir tarihte Ramazan Bayramını kutladık ve önümüzde milli bayramımız 23 Nisan var.Milli Bayramlarımızı Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi büyük bir gururla ve coşkuyla kutluyoruz.
Ancak içimizde bir burukluk da oluyor.Zira eski günlerdeki gibi Bozüyük Halkı Milli Bayramlara yeterince iştirak etmiyor.Oysa ki 1930’lu yıllardan 2000’li yılların başına kadar Bozüyüklüler gerek Cumhuriyet Meydanı’ndaki bayramları gerekse çayır diye tabir edilen eski Kapalı Spor Salonundaki çim sahayı tıka basa doldururdu.
Bayramlar hep aynı tabi ki;ama bizlerin ilgisi nedense çok azaldı.Bunun etkenlerinin başında yoğun iş temposu gelse de günümüzde kadınlarımızın televizyonlardaki sabah kuşağı programlarından başını kaldıramaması,gençlerin kafelerden çıkamaması ve cep telefonları ile göz temaslarını kesememesi,orta yaşlı beylerin kahvehane oyunlarından ayrılamaması,yaşlı kesimin de fazla kalabalık ortamlara girmek istememesi başlıca nedenler olsa gerek.
Oysa ki senede sadece dört milli bayramımız var.Bu değerlerimize fazla ilginin olmaması yozlaştığımız anlamında geliyor.Geçmiş senelerden söz etmişken o ortamları da biraz hatırlayalım.Milli Bayram kutlamaları Bozüyük’te genel olarak şehir merkezinde Kasımpaşa Camii karşısındaki alanda Atatürk Heykeli önünde yapılırmış.Bu kutlamalar 1980’li yılların başına kadar böyle devam etmiş.Ancak 19 Mayıs gibi öğrencilerin spor gösterilerinin yapıldığı yer hep çayır olmuş.80’lerin başından itibaren Kapalı Çarşı Cumhuriyet Meydanının iyice belirginleşmesi ve yeni bir Atatürk Heykelinin yapılmasıyla bayram kutlama yeri Cumhuriyet Meydanı oldu ve halen de bu alanda kutlanıyor.Kimi zaman eski Spor Salonu yanındaki çim sahada kutlansa da genel olarak Cumhuriyet Meydanı ilk tercih edilen adres.
1980’lerden 2000’lerin başına kadar 19 Mayıs gösterileri ilçe stadyumunda da törenler düzenlendi ve o yıllarda bu geniş alanda Lise ve Ortaokul öğrencileri kareografik gösteriler ve spor gösterileri yaptılar.
Halkın bayramlara ilgisinin son derece fazla olduğu yılları arşivimizdeki siyah beyaz bayram fotoğraflarından anlayabiliyoruz.Merkezde ana cadde üzerindeki törenlerde Belediye Bandosu marşlar çalıyor ve öğrencilerle askerler resmi geçit yapıyor.Halk o kadar kalabalık ki herkes resmi geçidi coşkuyla alkışlıyor.Bir de bugünkü Cemalettin Köklü Parkı ile karşı meydan arasına tak zafer dediğimiz metal bir üst obje kurulurdu ki o da çam dalları ve bayraklarla süslenirdi.Hüyük Tepesinde bulunan Atatürk Silueti de sadece bayram akşamlarında yanardı ve bayram coşkusunu simgelerdi.Birde Hükümet Konağı Balkonu çam dalları,bayraklarla süslenir,gece etrafı sıra ampullerle aydınlatılırdı.O zamanlarda bayram coşkusu elbette daha çok vardı ve daha zevkle,şevkle kutlamalar yapılırdı.Gece bir bölük asker ellerinde meşalelerle önünde Belediye Bandosu ve marşları eşliğinde yaya olarak mahalleleri gezer,çocuklar onların arkasına takılır,halk evlerinin önüne çıkar ve Asker Bölüğüne ve Bando Takımına alkış tutardı.
Günümüzde bunlar kalmadı tabii ki.Gönül isterdi ki yine aynı ananeler aynı coşkuyla yaşansın.4 Eylül Kurtuluş Bayramında yine Türk askerleri temsili olarak Bozüyük’ü kurtarsın.Yine sabah ezanında Kasımpaşa Camii minaresine bayrak asılsın,kuşluk vakti kurtuluş selası okunsun,kurbanlar kesilsin.Gönül ister ki yine 4 Eylül’de resmi geçit törenine halk da katılsın,esnaf ve zanaatkarlar yine resmi geçitte hünerlerini göstersin.Ve gönül ister ki eskiden olduğu gibi seramik festivalleri yapılsın.
Yada ne bileyim stadyumumuzda yine lise öğrencileri müzik eşliğinde spor ve dans gösterileri yapsın.Yada eski Bozüyük Lisesi öğrencilerinin oynadıkları gibi liselerimiz yine Bozüyük ve Söğüt Yöresi Halk Oyunlarını oynasınlar.Bayramlar sadece göstermelik kutlanmış olmak için kutlanmasın.
Bizler galiba epey yaşlandık ve geçmişe çok özlem duyuyoruz.Belki de günümüz gençliğinin umurunda değil bu değerler.Belki de sadece birer tatil günü olarak görüyorlar.
Konumuza dönecek olursak bayram alanlarından söz ediyorduk.Bozüyük İlçe Stadyumunun yenilenmesiyle bazı bayramları statta kutlanacağı ifade ediliyor.Umarız eskiden olduğu gibi Bozüyük Halkı tüm tribünleri doldurur ve bayram coşkusuna ortak olur.Umarız biraz telefonlarımızdan ve televizyonlarımızdan başımızı kaldırabiliriz ve kurtuluşumuzu,inancımızı,zaferimizi ve bugünlere gelmemizi sağlayan o önemli tarihlerin yıldönümlerindeki bayramlarımızı hep birlikte kalabalık bir şekilde kutlarız.
Levent Sünal – Gündem11 Gazetesi














