Şu resim o kadar çok derin bir anlam taşıyor ki.Bizler bu kahramanların evlatları olarak bu resme öylesine,alelade bakamayız.
Büyük taaruzun,büyük zaferin gururunu,4 Eylül kurtuluşumuzun yıldönümünün sevincini yaşadığımız şu günlerde elbette ki sevinçliyiz,tam bir idrak içindeyiz.Ama şu 1973 yılındaki kutlamada şanlı Türk Bayrağını taşıyan Bozüyüklü Kurtuluş Savaşı Gazimiz ve arkasında yürüyen kahraman silah arkadaşları kadar hangimiz olabiliriz?
Aklımın erdiği,ilkokul yıllarımın ilk zamanlarında hayatta olan bir iki istiklal savaşı gazisi görmüştüm.Onlara çocuk aklımla şaşkınlıkla bakmıştım.Şimdi hayatta değiller.Keşke yanımızda olabilselerdi;yeniden yaşadıkları zorlukları,vatanımızı nasıl kurtardıklarını,cepheden cepheye nasıl koştuklarını,zor koşullarda nasıl düşmanla çarpıştıklarını birebir bugün anlatabilselerdi.
Şimdi sadece onları siyah beyaz resimlerde görebiliyoruz.Bundan yaklaşık 20 yıl önce TRT “son tanıklar” diye bir belgesel hazırlamıştı ve yakınımızdaki cephelerde savaşan gazileri kayda alıp konuşturmuştu.Artık tabi kurtuluş savaşı gazisi hiç kalmadı;ebediyete göç ettiler;mekanları cennet olsun.
1930’lu yıllardan itibaren 1970’li yıllara kadar milli bayramlarımızın resmi geçitlerinde yer alan şanlı gazilerimiz.Ellerinde tüfekleri,yüreklerinde yine aynı iman ve azim ile ne kadar da şanlı geçit remi yapıyorlar.
Günümüzde,sosyal hayatımızda,eğlence hayatımızda,toplum olarak ne kadar rahat,imkanlarla dolu,huzur içinde yaşıyoruz değil mi? Peki onlar da genç oldular,onların da aileleri vardı;onlar bizim gibi rahat,konfor içinde yaşayabildiler mi? Vatan çağırdı cepheye koştular.Peki ne için? Bizler için,bizlerin bugünleri yaşayabilmemiz için.
Tabi Bozüyük’ten 1920’li yıllarda Kurtuluş Savaşı için,Yunan’ı topraklarımızdan kovmak için birçok genç silahı eline alarak cepheye koştu.Kurtuluş Savaşımızda toprağa düşen Bozüyüklü Mehmetçik’lerimizin listesini daha önce yayınlamıştık.Orada nelere dikkat ettik? Bakın; Yeni Mahalle’den,Tekke Mahalle’den,Çarşı Mahalle’den veya köylerimizden sülale isimleri ile isimleri yazan askerlerimiz Sakarya’da Afyon’da,Dumlupınar’da İzmir’de büyük taaruz da ve o kanlı savaşlarda hep kanlarını akıtmışlar,toprağa düşmüşler.Sağ kalabilenler de bazen çeşitli uzuvlarını kaybederek evlerine dönmüşler.Dönmüşler dönmesine ama o ne dönüş; gurur dolu,şan ve şeref dolu,huzur dolu,sevinç dolu.Çünkü vatanı kurtarmışlar,düşmanı denize dökmüşler.O şerefi bugün hangimiz hissedebilir ki? Hangimiz göğsümüzü gere gere “Biz vatanı kurtadık,düşmanı denize döktük”diyebilir ki?
Bu çok büyük bir gurur.Bu gururun,bizlere bırakılan vatanın kıymetini bilerek yansımalarını işte bugünlerde birkez daha yaşıyoruz.
Bakın; konserler, eğlenceler tabii ki olsun.Sevincimizi doyasıya yaşayalım.Ama hiçbir zaman bu günlere sadece konser günleri,eğlence günleri olarak bakmayalım.Gençler geçmişte yaşananları,zorlukları,meşakkatleri iyi idrak etsinler.Etsinler ki gelecekte vatanımıza yine saldırı olursa tıpkı atalarımız gibi vatanımızı koruyabilsinler.
Şu fotoğraflarda,İnönü Savaşlarında şehit düşen kahraman silah arkadaşlarının kabirleri başında onlara birer fatiha okuyan Bozüyüklü İstiklal Savaşı gazilerine çok iyi bakın.Çok derinden bakın.Yüzlerindeki ifadeyi iyi okumaya çalışın.Yüreklerindeki imanı ve vatan sevgisini iyi görmeye çalışın.İşte bunları gerçekten yapabilirsek onlara layık birer evlat,torun olduğumuzu kanıtlayabiliriz.
Levent Sünal – Gündem11 Gazetesi



