1. Haberler
  2. Manşet Haberleri
  3. Çocuk Gelişim Uzmanı Didem Taşkıran Uyardı…

Çocuk Gelişim Uzmanı Didem Taşkıran Uyardı…

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Çocuk Gelişim Uzmanı Didem Taşkıran, teknolojinin yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak özellikle erken çocukluk döneminde kontrolsüz ve bilinçsiz ekran kullanımının ciddi gelişimsel riskler barındırdığını belirterek ebeveynlere önemli uyarılarda bulundu.

Uzman Taşkıran, “ekran bağımlılığı belirtileri 0-6 yaş döneminde de gözlemlenmekte” ifadelerini kullandığı açıklamasında şu sözlere yer verdi:

“Teknoloji, artık hayatımızın tam merkezinde yerini almaktadır. Eğitimden sağlığa, sosyalleşmeden bilgiye ulaşmaya kadar her alanda büyük kolaylık sağlamaktadır. Bu dönüşüm çocuklar üzerinde de kaçınılmaz bir etki bırakmaktadır. Teknolojinin sağladığı birçok kolaylık ve avantajın yanında, aşırı ve bilinçsiz kullanımı da birçok sorunu beraberinde getirmekte. Ekranla tanışma yaşı her geçen yıl daha da düşmekte ve ekran bağımlılığı belirtileri 0-6 yaş döneminde de gözlemlenmektedir.

Ebeveynler, çocuklarını oyalamak, yemek yedirmek ya da “biraz sakin dursun” diye telefon ya da tablet verebilmektedir. Ekran maruziyeti kısa vadede ebeveynlere çözüm gibi görünse de uzun vadede önemli gelişimsel riskler barındırır. Televizyon, tablet, telefon ya da bilgisayar… Türü ne olursa olsun, kontrolsüz ve sınırsız ekran maruziyeti; dikkat süresi, dil gelişimi, öz düzenleme becerisi ve sosyal etkileşim üzerinde olumsuz etkiler bırakabilir. Özellikle hızlı sahne geçişleri ve yoğun görsel–işitsel uyaranlar, gelişim sürecindeki beynin dikkat ve dürtü kontrol mekanizmalarını zorlayabilir. Sürekli anlık haz ve ödül sunan içeriklere alışan bir beyin için beklemek, sabretmek ve uzun süre odaklanmak giderek güçleşebilir. Oysa erken çocuklukta beyin; hareket ederek, dokunarak, deneyimleyerek ve yüz yüze etkileşimle gelişir. Bu doğal öğrenme alanlarının yerini uzun süreli ekran aldığında, kurulan sinirsel bağlantıların niteliği de bundan etkilenebilir.

“Ekran süresi arttıkça…”

Medya cihazlarında uzun süre vakit geçirmek, davranışsal ve duygusal alanda da önemli sonuçlar doğurabilir. Araştırmalar, yoğun ve kontrolsüz ekran maruziyetinin dikkat problemleri, hiperaktivite belirtileri, duygu-durum dalgalanmaları ve akran ilişkilerinde zorluklarla ilişkilendirildiğini göstermekte. Bununla birlikte sorumlulukların ihmal edilmesi de sık karşılaşılan bir başka sonuç. Ekran süresi arttıkça çocukların günlük görevlerini yerine getirme motivasyonu azalabilir; ödev yapma, ders çalışma ya da ev içi sorumlulukları tamamlama konusunda isteksizlik görülebilir. Alan çalışmalarımızda ve gözlemlerimizde, yoğun ekran maruziyeti nedeniyle akademik performansı düşen çocuklarla oldukça sık karşılaşmaktayız. Uzun süreli ekran kullanımı, dikkat süresini kısaltarak derslere odaklanmayı zorlaştırabilir ve düşük notlara zemin hazırlayabilir.

Eğer çocukta ekran kaynaklı olduğu düşünülen bu tür belirtiler gözlemleniyorsa, ekran kullanımı mutlaka kontrollü ve sınırlandırılmış biçimde düzenlenmeli. Çocuğun yaşı ve gelişim düzeyi dikkate alınarak uygun süre belirlenmeli; ekran, günlük yaşamın merkezine değil sınırlarına yerleştirilmelidir. Gerektiğinde bir uzmana başvurmak hem süreci doğru yönetmek hem de olası gelişimsel riskleri erken dönemde önlemek açısından büyük önem taşımaktadır.

“Çocuklar ekran karşısında yalnız bırakılmamalı”

Özellikle 0–3 yaş dönemi, beyin gelişiminin en hızlı ilerlediği ve sinirsel bağlantıların yoğun biçimde kurulduğu kritik bir dönemdir. Bu nedenle bu yaş aralığında ekran kullanımını önermemekteyim. 3 yaş sonrasında ise ekran süresi çocuğun yaşıyla orantılı biçimde sınırlandırılmalı; pratik bir rehber olarak yaş çarpı 10 dakika kuralı uygulanabilir. Ancak burada yalnızca süre değil, içerik de belirleyicidir. Çocuklar mümkün olduğunca temiz, yaşa uygun ve eğitsel içeriklere maruz bırakılmalı; ekran karşısında yalnız bırakılmamalı. Özellikle okul öncesi dönemde ekran, bir “bakıcı” değil, ebeveyn eşliğinde paylaşılan bir deneyim olmalı. İzlenen içerik üzerine sorular sormak, karakterlerin duygularını konuşmak ve günlük yaşamla bağlantı kurmak; pasif izlemeyi aktif öğrenmeye dönüştürerek olası riskleri azaltmada önemli bir rol oynamakta ve unutulmamalıdır ki, gelişen bir beyin için en güçlü uyaran, ekran değil kurulan sağlıklı ilişkidir.”

Çocuk Gelişim Uzmanı Didem Taşkıran Uyardı…
Yorum Yap
Giriş Yap

Gündem11 ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.