Bozüyük’ün bir kısmı ayakta kalan en eski tarihi eseri Kandilli Köyü yakınında bulunan antik kale kalıntıları.Yöre halkı tarafından peri bacaları olarak anılan ve kale burçları peri bacasına benzeyen bu yapının üç değişik ismi var.Harita Genel Müdürlüğü’nün resmi haritalarında ismi Eskikale olarak geçen yapının kaynaklarda Türkçe ismi Kızlar Kalesi.Antik Roma döneminde inşa edildiği tahmin edilen kalenin Roma çağındaki gerçek ismi ise Larirssa Kalesi.
Kandilli Köyü ile Darıdere Köyü arasında kalan Tütünlük denen mevkide kalıntıları bulunan kale Sarısu vadisinden geçişleri kontrol etmek için inşa edilmiş.Bursa’dan Kütahya ve Eskişehir Bölgesine gidişlerin daha kestirme bir yol olduğu gerekçesi ile İnegöl üzerinden Domaniç kuzeyine,oradan Kala Dağı geçitlerinden geçilerek Dodurga Barajı düzlüğüne ve sonrasında Sarısu deresi vadisini izleyerek Kandilli Ovasına yapıldığı çeşitli anlatımlarda var.
Bu çok dar ve kayalık vadiye neden bir kale inşa edilmesi zaruri görüldü? Belki de bu bölgeden geçen kervanları kontrol etmek,vergi almak,dost ve düşman askerleri geçişlerini gözlem altında tutmak gibi sebepler sıralanabilir.Bunun yanında Eskişehir ve Kütahya istikametinden gelen düşman akınlarında Kandilli düzlüğünde yaşayan yerel halkın zarar görmemesi için bu kale surları içine toplanması düşünülmüş ve koruma icra edilmiş olabilir.
Kalenin inşa edildiği alan da zaten oldukça iyi seçilmiş bir yer.Batı istikametinden gelenlerin o dar vadide rahatça görülebildiği bir alan olan kale burçlarının olduğu yerler aynı zamanda Kandilli Ovasına Sarısu’nun çıktığı vadinin daraldığı kayalık kanyonun ağzında.
Larissa Kalesi ile ilgili genel bilgileri Kültür Bakanlığı Eskişehir Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun karar metnine dayanarak daha önceki haberlerimizde aktarmıştık.Ancak kaçıranlar için bir kez daha ele alalım;
16.05.2017 tarih ve 5216 karar No’su ile yayınlanan metinde 2863 sayılı kanun kapsamında Kandilli Köyü Kaletepe Mevkiinde bulunan yapının birinci derece sit alanı olduğu ve koruma altına alındığı,hiçbir izinsiz arkeolojik kazının yapılamayacağı ve etrafında ve yakınında herhangi bir yapıya izin verilmediği belirtilmiş.Ayrıca yakınında ve bölgesinde madencilik faaliyetlerinin yapılması yasaklanmış.
Genel tanım bilgilerinde ise enteresan bir şekilde kalede bulunan en eski kalıntıların erken demir çağı buluntuları olduğuna vurgu yapılmış.Çok eski çağlarda yaşamış insanlara ait çanak çömlek kalıntıları bu bölgeden toplanarak Eskişehir Arkeoloji Müzesi’ne götürülmüş.
Birinci derece Arkeolojik Sit Alanı olan Kaletepe’yi ziyaret etmek isteyenler Kandilli Köyü içinden batı yönüne saparak önce Savcıbey Türbesi önüne ulaşıyor,devamında oldukça bozuk olan stablize bir yolla Darıdere Köyü istikametine gidiyor.İlk tepe çıkıldığında Sarısu Vadisi tüm güzelliği ile gözler önüne seriliyor.Kızlar Kalesi (Larissa Kalesi) sol tarafta kalan tepenin yar kısmında gözetleme kulesi kalıntısıyla gözüküyor.Peri bacasına çok benzeyen bir gözetleme kulesi ise tepeden aşağıda,kale kalıntılarına uzak bir mesafede,Sarısu Çayı vadisinde güney kısmında bulunuyor.Bunun anlamı; “Ya kale o bölgeye kadar büyüktü; yada ileri noktalarda bunun gibi gözetleme kuleleri vardı” olarak açıklanabilir.Bazı tarihçiler Larissa’nın ilk olarak Frigliler tarafından kullanıldığını daha sonra Romalılar ve Bizanslılar tarafından kullanıldığını belirtiyor.Roma döneminde bu kalenin bulunduğu bu bölgeye Agrilium (veya Agrullum) isminin verildiğini de biliyoruz.Eski dönemlere Türk yerel halk tarafından Bizans Dönemi sonrası bölgeye “Ağrıca” ismi de verilmiştir.
Kaletepe Kalıntıları ile ilgili detaylı bilgiler bu şekilde.Arkeologlar tarafında yüzeysel bulgular tespit edilip yaşamsal veriler elde edilse de kaleden geriye bir iki gözetleme kulesi kalıntısından başka bir şey kalmadığı için restorasyon çalışması ve turizme kazandırılma çalışması yapılamıyor.
Levent Sünal – Gündem11 Gazetesi



