Çok ünlü bir söz vardır; “Baki kalan bu kubbede hoş bir sada imiş”
Bozüyük’ün düşman işgalinden kurtuluşunun 103.yıl dönümünü kutlamaya hazırlandığımız şu günlerde Kurtuluş Haftası etkinlikleri de başladı.Cumhuriyet Meydanı’na kurulan sahnede yerel şarkıcılarımız,sanatçılarımız konserler vermeye başladılar.
Bu haberimizde tarihsel süreçte yerel sanatçılardan,Bozüyük’te verilen konserlerden ve müzik etkinliklerinden söz edelim istedik.
Bozüyük’ün 1880’li yıllardan öncesi ile alakalı sosyal ve toplumal olaylarla ilgili ne yazık ki bir bilgiye sahip değiliz.Ancak sonrasında Bozüyük’te yerel zeybek kıyafetli insanları görebiliyoruz.Bu da bize gösteriyor ki o tarihlerde bir folklor kültürü,bir oyun stili,bir müzik varmış.
Zamanı ilerlettiğimizde her ne kadar düğünlere ve kasabanın özel günlerinde bu oyunların oynandığını anlasak da asıl Cumhuriyetin ilk yıllarından sonraki zamanlarda gerçek bir fikre sahip olabiliyoruz.Neyse sözü fazla uzatmayalım;1940’lı ve 50’li yıllara ait musiki ile ilgili elimizde resimler olmasa da 60’lı yıllarda kurulan Bozüyük Halk Eğitim Merkezi Müzik ve Folklor Topluluğu’na ait resimler arşivimizde mevcut.Bizler de Bozüyük’te müzik tarihini bu resimlerle başlatabiliriz diye düşünüyoruz.
Bu resimlerde konser sonrası verilen pozlarda en belirgin olarak Foto Zevk Fotoğrafçı Dükkanı sahibi merhum Cemal Zeybek’i Ud çalarken görüyoruz.Tamburu Tüccar Necdet Aruca’nın,darbukayı Selahattin Okyar amcamızın çaldığını görüyoruz. Kemanı ise Abdurrahman Eren icra ediyor.
Solistlerin tabi bir iki kişi dışında hemen hemen hepsi merhum oldu.kasabamızda bir hoş sada bırakan tüm geçmiş sanatçılarımıza ve resimde bulunan solistler içindeki merhum babam Ahmet Sünal’a Allah gani gani rahmet eylesin.
Bu resimde Türk Sanat Müziği alanında müzik yapıldığını ve o dönemin bestekarlarının ünlü şarkılarının seslendirildiğini anlıyoruz.Yer tabi ki tek temsil salonu olarak kasabamızın Kızılay Düğün Salonu (Şimdiki Kızılay Merkezi’nin üst katı),Daha öncesinde bu temsiller Atatürk İlkokulu’nun üst katındaki müsamere salonunda yapılıyormuş.1957’de Kızılay Salonunun açılmasıyla burada yapılmaya başlanmış.
Yine Kızılay Düğün Salonu’nda sazlarla türkülerin çalındığını ve Bozüyüklülere konserler verildiğini resimlerden görebiliyoruz.Burada artık tambur,ud,keman yok sadece sazlar ve darbuka var.Bu konserler Bozüyük’ün özel günlerinde verilen konserlerdi.Bu resimler de 4 Eylül Kurtuluş günü gecesinde 60’lı yıllarda çekilmiş resimler.
Zamanı biraz daha ilerletirsek 70’lerin başında 1973 yılındaki Boğaz Köprüsü açılışında İstanbul’da düzenlenen Türkiye Geneli Halk Oyunları yarışmasına katılan Bozüyük Zeybek Ekibini görüyoruz.Bu ekibin 600 halk oyunu ekibi içinden ilk önce ilk 32’ye kaldığını ve finallerde Türkiye ikincisi olduğunu gururla belirtelim.
Bozüyük’te Türk Sanat Müziği tarihsel zaman çizelgesi içinde çok fazla icra edilmese de sazlar ve türküler hep var oldu.Günümüzde de bu zenginlik Kanarya Çayevi’nde başta üstat Mehmet Uysal ve Bozüyüklü saz ustaları tarafında sık sık icra ediliyor.Bunun yanında haftanın Cuma Akşamları Ertuğrulgazi Derneği’nde de sazlar çalınıyor,türküler söyleniyor.Sanat Müziği alanında bazı saz üstadlarını da hemen belirtelim;çok iyi derecede kanun çalan merhum Sami Gül’ü başta yazmak lazım.Yaylı Tamburda Saraycıklı merhum Mehmet Yavaş(Keş Mehmet lakabıyla anılır) bu konuda tam bir usta ve usta öğreticiydi;hatta üniversitelerin konservatuvarlarında da dersler verdiği bilinir.Günümüzde hayatta olan ud üstadı Burhan Hacıoğlu’nu da unutmamamk lazım.Yine günümüzde yaylı tamburu çalabilen İsmail İskender abimizi de hemen belirtelim.Yine Saraycıkılı klarnet ustası Rıfat Yavaş’ı da ekleyelim.Geçmiş dönemlerde Bozüyük’te yorgancılık esnafı olan kanun sanatçısı Kurtuluş Abimizi de unutmadık.Son zamanlarda en iyi keman çalan ve birçok yaylı çalgıyı çalabilen Mehmet Ümit Türk kardeşimizi de hemen belirtelim.
Biraz da Türk Hafif Batı Müziği dalından söz edelim.Bu konuda 60’lı yıllarda bir çalışmanın olmadığını görüyoruz.Ancak 70’li yılların başında Sümerbank Seramik Fabrikası’nda çalışan memurlar tarafından kurulan Sümerler Orkestrası ile Bozüyük’te bu alanda ilk canlı müzikler yapılmaya başlandı.Tabi o orkestradan geriye birşey kalmadı.Geçtiğimiz aylarda merhum olan Ahmet Ersin (Orgcu Ahmet) rahmetle anarken gitar üstadı İslam Çalışkan abimize de sağlıklar diliyoruz.Gitarist Bilgin Abimizi de yine rahmetle anıyoruz.
80’li yıllara gelindiğinde güzel bir orkestramızın olduğunu görüyoruz.Evet onun adı Lades’ti.Genelde düğünlerde müzik çalan bu orkestramızın baş aktörü yine geçtiğimiz aylarda vefat eden Erol Oymak’tı.Bu orkestra bölgemizde o kadar çok tanındı ki Eskişehir’den bile sık sık çağırılır olmuştu.Baterist Hilmi Mut artık aramızda yok.Onun misyonunu devam ettiren Levent Atay ve Erol Yüksel oldu ve uzun yıllar bu orkestrada bateristlik yaptılar.Bu orkestradan söz etmişken İsmail Çırbın abimizi,İbrahim Kahraman abimizi,Ömer abimizi de geçmişte gitarlarıyla orkestraya katkı veren Bozüyüklü gitaristlerimiz olarak anmadan geçmeyelim.
Müzikten söz etmişken 1970’li yılların başında kurulan ve 1980’leri sonuna kadar işlevini sürdüren Bozüyük Belediye Bandosu’nu da yazmadan olmaz.Özellikle Milli Bayramlarda resmi geçit törenlerinde çaldığı birbirinden güzel marşlarla büyük bir gurur ve şevk ile resmi geçit yaptığımız günleri öylesine özlüyoruz ki ve kulaklarımızda,hafızamızda hala bayramlarda o bandonun çaldığı marşlar var.
Şimdi 2025 yılının Ağustos ayını sonlarında yine konserler vermeye başladık.Bakıyoruz da en eski,Piyanist Metin Özkan kalmış.Metin kardeşimiz müziğini hala devam ettiriyor.Arkadan hafif müzik ve pop müziği alanında gençler yetişiyor.Bunların da sahnelerini izliyoruz ve gururlanıyoruz.Türkü ve saz alanında da gençlerimiz ilgili ve yetişiyor.Bu konuda Üstat Mehmet Uysal büyük bir misyon üstlendi ve gençlere sazı sevdiriyor,türküleri sevdiriyor.Ertuğrulgazi Derneği’mizin de özellikle yerel folkloromuz alnında çalışmaları var ve gençlere Bozüyük,Söğüt,Bilecik yöresi halk oyunlarını öğretiyor.Bu konuda sevgili Mehmet Koca’yı da kutluyoruz.
Biraz uzun oldu,ama Bozüyük’te müzik geçmişi konusunda bilgimiz ve belgelerimiz dahilinde birşeyler anlatmaya çalıştık.Atladığımız kişiler ve konular da elbette olmuştur.Hatamız varsa affola..
Levent Sünal – Gündem11 Gazetesi










1973 yılında Türkiye ikincisi olan Folklor Ekibimiz









Yaylı Tambur Üstadı merhum Mehmet Yavaş

Klarnet Ustası Abidin Yavaş

Kanarya Çayevi’nde saz ve türkü kültürü sürüyor


1980’li yıllardaki Adaşlar Orkestrası



