Büyük Birlik Partisi Bozüyük İlçe Başkanı Alperen Karabektaş, Cumhuriyet Halk Partisi Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün’ün Bozüyük CHP 39. İlçe Kongresi’nde yaptığı konuşmaya tepki gösterdi.
Başkan Karabektaş, yaptığı açıklamada şu ifadeler yer verdi;
“28 Eylül 2025 Pazar günü yapılan CHP Bozüyük İlçe Kongresi’nde Milletvekili Yaşar Tüzün’ün devletimizi, milletimizi, savcılarımızı, kaymakamlarımızı ve valilerimizi “rakip” olarak görmesi kabul edilemez bir üsluptur. Bu sözlerin alkışlanması da ayrıca üzücüdür. Siz milletin vekili olarak, nasıl olur da bu milleti ve devletin temsilcilerini rakip ilan edersiniz?
Hükümetler geçicidir; baki ve ebedi olan devlettir.
Şehit liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu’nun dediği gibi:
“Devletin, milletin kendine verdiği kalemi kullanacak, devletin milletin kendisine vermiş olduğu imkanları kullanacak ve bana kabadayılık yapacak var mı böyle bir şey?” “Her halde bu millet devletinin yanındadır.”
3 Ekim 1925 te Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi:
Bütün düşüncelerin üzerinde olan kamu hukuku ve kamu yararının korunmasının, devlet ve hükümet gücünün mutlaka sağlanması ve korunmasıyla mümkün olabileceğini önemle hatırlatırım.
Cumhuriyette devlet ve hükümet gücü, ulusal irade ve ulusal egemenliğin en kesin ve en temel ifadesi ve görünümüdür. Türk yasalarına dayanan bu yetki ve güce engel olacak en küçük bir girişimin dahi, ulusun egemenlik hakkına açık bir saldırı olarak değerlendirilerek, buna yeltenenlerin mutlaka mahkeme huzuruna çıkarılmasını talep ederim.
Diye seslenmişti.
Kaymakam, vali, savcı; milletin düzenini ve hukukunu korumakla görevlidir. Onlara rakip olmak, aslında devletin kurumsal düzenine rakip olmaktır. Bu tür söylemler, toplumda devlete olan güveni zedeler, güvensizlik yayar ve kaosa yol açar.
Devletin valisiyle, kaymakamıyla, savcısıyla kavga eden değil; onlara hürmet eden, devlete başkaldırmayan, milletine hizmet eden kazanır! Devletle rekabet olmaz, devlete karşı duran kaybeder.
Bizler biliyoruz ki devletin kurumlarına saygı göstermek sadece görev değil, aynı zamanda sorumluluktur. Güçlü devlet, güçlü toplum demektir. Güçlü toplum ise bireylerin hakkının, adaletin ve huzurun güvencesidir.”
