Kuruluş tarihini tam olarak bilmediğimiz ilçemiz Bozüyük günümüzde 80 bin nüfusa ulaşmış durumda.İlk adını antik çağda Lamunia olarak kaynaklardan öğrendiğimiz Bozüyük isminin Osmanlı’nın ilk dönemlerinde verildiğini tahmin ediyoruz.Zira Osmanlı arşivlerinde Karadona nam-ı diğer Bozhöyük olarak zikredilse de Höyük önü veya Höyükdibi gibi çok eski zamanlarda halk arasında söylemlerin olduğu da rivayet ediliyor.Tam olarak Bozüyük’ün doğru telaffuz edilmesi ve yazılması Cumhuriyetin ilk yıllarında olmuş.Halen günümüzde ilçemize konser vermeye gelen bazı ünlü sanatçıların sahneye çıkar çıkmaz “ Merhaba Bozhöyük”demelerine kızıyoruz ve yadırgıyoruz.Türkiye’nin birçok yerinde de Bozüyük ismi yine Bozhöyük olarak telaffuz ediliyor.Hatta ulusal kanallarda Bozüyük ile ilgili bir haberi spiker okurken Bozhöyük olarak telaffuz etmesini de benimsemiyoruz.
Bozüyük bir mega ilçe.Bunu nüfus bakımından pek söyleyemesek de sanayi ve gelişmişlik bakımından rahatça söyleyebiliriz.En eski yerleşim yerlerini 1880 yılında Abdülhamid Han’ın çektirdiği resimlerden görebildiğimiz ilçemizde Osmanlı’nın ilk kuruluş yıllarında Kumral Abdal’ın köyün en ileri geleni ve hatta sahibi konumunda olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.O zamanlar nüfusun 100-150 kişi olduğunu tahmin ediyoruz.1528 yılında Kasımpaşa Camii’nin yapılmasıyla kasaba hüviyetine dönüşmeye başlayan Bozüyük büyümesini geçen yüzyıllar boyunca hep sürdürdü.Büyüme hamlesi sanayi devrimi sayılan 1965 yılında Sümerbank Seramik Fabrikası’nın kurulmasıyla perçinlendi.Ancak en büyük hamleyi 70’lerin sonunda Eczacıbaşı,Demirdöküm gibi fabrikaların kurulmasıyla yaptık ve nüfusumuz 15 binlerden 40 binlere yükseldi.
Şimdi büyük bir hamlenin daha arifesindeyiz.Elbette ki Organize Sanayi Bölgesinin üç kat büyümesinden bahsediyorum.OSB’nin devasa büyümesi Bozüyük’ün de büyümesi demek.Eskişehir yönünde Söğüt Kavşağına kadar büyüyecek olan Bozüyük Organize Sanayi Bölgesi’ne önümüzdeki 20 yıl içinde yapılacak yatırımlar istihdamı arttıracağı gibi nüfusumuzu da arttıracak.
Ancak madalyonun bir de diğer yüzü var.Aslında Bozüyük’ün devasa bir şekilde nüfus bakımından büyümesini istemiyoruz.
Peki neden?
Bozüyük’ün kaynakları en fazla 150 bin nüfusu kaldırabilecek kapasitede gözüküyor.Burada en önemli kaynak yaşamsal olan Karasu kaynağı.İçme ve kullanma suyu zengini olan Bozüyük’te su sorunu yok.Ancak bilindiği gibi kaynağımızı Bilecik ve diğer ilçelerle de paylaşıyoruz.Bozüyük’ün şu anki nüfustan iki kat daha fazla büyümesi demek su arzının da azalabileceği anlamına gelebilir.Bunun yanında yeni açılacak yerleşim yerleri ve bunların sorunları,artan trafik,park yeri sorunları,çöplerin artması,insan kalabalığının fazlalaşması,kontrolsüz göç gibi sorunlar bu büyüme ile birlikte beraberinde gelecek.
Bozüyük’ün sanayi yönünden üç kat daha büyümesini istiyoruz ancak nüfusun devasa artmasını kaynak paylaşımları yönünden sakıncalı buluyoruz.Zira büyük kentlerin sorunlarını görüyoruz.İlçemiz Bozüyük’ün şu an için trafik ve park yeri dışında çok fazla bir sorunu yok.Ancak büyüme arttıkça sorunlar da beraberinde gelecek.Yaşam standardımız her ne kadar artmış gibi gözükse de pastanın paylaşımı çok olduğundan canımızı sıkan durumlar da ortaya çıkacak.Haber görselleri için Sevgili Hakan Alkan’a teşekkür ederiz
Levent Sünal – Gündem11 Gazetesi




