Değişim sosyal yaşamın gelişmesi ve imkanların artması için hemen hemen herkesin istediği bir şey.
Değişim mekanlarda, teknolojide, ulaşımda, yaşam alanlarında zamanın getirdiği modernizasyon ve şartların sürekli iyileştirilmesi demek çok zaman.
Bozüyük’te mekansal değişimlerle ilgili daha önce birçok kez haber yapmıştık. Sosyolojik değişim ise çok daha derinlemesine incelenmesi gereken bir konu.
Yaşam tarzının değişmesi ve gelişen şartlar,ilerleyen zaman insanlarımızı yozlaştırdı mı?
1970’li yıllarda 15 bin nüfuslu Bozüyük günümüzde 80 bini aşmış durumda. Her ne kadar birçok kişi birbirini hala tanısa da geçen yıllar içinde yaşanan göç, sanayileşme, toplumsal büyüme yabancılaşmayı da beraberinde getirdi.
Büyüyen Bozüyük’te artık komşuluklar azaldı, yolda rastlaşıp selam vermeler, hal hatır sormalar neredeyse yok oldu. Birde buna günümüz teknolojisinde önemli yer tutan cep telefonu bağımlılığı da eklenince insanlar birbirinin yüzüne bile bakmaz oldu.
Geçtiğimiz günlerde 24 Kasım Öğretmenler Gününü kutladık. Kaç kişi ilkokul, ortaokul yada lise öğretmenini arayıp gününü kutladı?
Milli Bayramlarda 70’li yılların,80’li yılların halk kalabalığını günümüzde kaç kişi görebiliyor?Kurtuluş Savaşı zaferimizin anma günlerinde kaç Bozüyüklü Şehitliklere gidip bir Fatiha okuyor.4 Eylül Bozüyük’ün Kurtuluş Gününde konser harici bir şey algılanıyor mu?
Sorular uzar gider. Geçmişten bu yana yaşanan süreçte her ne kadar hayat modernleşse de, her ne kadar hayat kolaylaşsa da hepimiz yozlaştık ve geçmişin manevi değerlerini bir bir kaybetmeye başladık.
Peki bu bir tehlike mi? Kimine göre evet; kimine göre hayır. Her ne kadar geçmişi özlesek de günümüzün imkanlarında yaşamaktan da mutluyuz galiba.Ancak gelecek nesiller daha çok unutacak, daha çok hatırlamayacak, daha çok yozlaşacak. Bu da endişe verici.
Levent Sünal – Gündem11 Gazetesi 
