1. Haberler
  2. Manşet Haberleri
  3. Bozüyük’te emekliler Hakları İçin Yürüdü

Bozüyük’te emekliler Hakları İçin Yürüdü

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bozüyük’te Tüm Emeklilerin Sendikası Bozüyük Şubesi tarafından emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunlara ve hak kayıplarına dikkat çekmek amacıyla yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirildi.

“Para için değil, onurumuz için!” sloganıyla düzenlenen etkinlikte emekliler, Şeyh Şamil Parkı’nda bir araya gelerek Cumhuriyet Meydanı’na yürüdü.

Tüm Emeklilerin Sendikası MYK Kadın Sekreteri Nuran Kamalı Şahin, emeklilerin giderek yoksullaştığını belirterek, “Bu yoksulluk tesadüf değildir. Bu yoksulluk bilinçli siyasal ve ekonomik tercihlerin sonucudur” ifadelerini kullandı. Şahin, emeklilerin insanca yaşayabilecekleri maaş, ücretsiz sağlık hizmeti ve sendikal haklar talep ettiğini söyledi.

YENİ Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan ise konuşmasında bütçe politikalarını eleştirerek, 2027 bütçesinde faize ayrılan kaynağa dikkat çekti. Ülkede kaynak bulunduğunu ancak doğru kullanılmadığını savunan Arslan, ekonomik sorunların çözülmesi gerektiğini ifade etti.

Meydanda yapılan basın açıklamasında, Tüm Emeklilerin Sendikası Bozüyük Şube Başkanı Sultan Elvan, “BU DÜZEN DEĞİŞMELİ, EMEKLİLER MÜCADELENİN DIŞINDA KALMAMALIDIR!” başlığı altında emeklilerin taleplerini ve yaşadıkları sorunları dile getirdi.

Başkan Elvan’ın açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Türkiye derin bir siyasal, ekonomik ve toplumsal kriz yaşıyor. Yıllardır uygulanan neoliberal politikalar, kamu varlıklarının özelleştirilmesi, emeğin kazanılmış haklarının geriletilmesi ve toplumsal kaynakların sermaye lehine bölüştürülmesi milyonlarca insanı yoksulluğa sürükledi. AKP iktidarı döneminde güçlenen tek adam yönetimiyle birlikte demokratik kurumlar zayıflatıldı, Meclisin etkisi daraltıldı, yargı bağımsızlığı tartışmalı hâle geldi. Seçilmişlerin yerine kayyum atanması, muhalif siyasetçilere yönelik yargı süreçleri, gazeteciler üzerindeki baskılar, grev yasakları ve emekli sendikalarının kapatılması bu siyasal tablonun parçalarıdır. Ekonomik kaynakların sermaye lehine bölüştürülmesiyle siyasal iktidarın merkezileşmesi birbirinden bağımsız değildir. İşçilerin, emeklilerin, çiftçilerin ve gençlerin yoksullaşması ile demokratik hakların gerilemesi aynı siyasal ve ekonomik politikaların sonuçlarıdır. Mesele yalnızca iktidarın değişmesi değil, emeği sömüren ve halkı karar süreçlerinden dışlayan bu düzenin değişmesidir.

EMEKLİLERİN YOKSULLUĞU SİYASİ BİR TERCİHTİR!

25 Eylül’de Anayasa Mahkemesi önünde “Para için değil, onurumuz için!” mesajıyla yaşamına son veren emekli polis Ali Şekeroğlu’nun ölümü, emeklilerin yaşadığı ekonomik ve toplumsal çıkmazın acı bir göstergesidir. Ancak siyasi iktidar, bu olayın ortaya koyduğu ağır tablo karşısında emeklilerin yaşadığı sorunları giderecek somut bir adım atmamıştır. Ali Şekeroğlu’nun ölümünün bütün nedenlerini tek bir etkene indirgeyemeyiz. Ancak milyonlarca emeklinin insanca yaşama talebinin görmezden gelinmesi, siyasi iktidarın sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. “Para için değil, onurumuz için!” sözü, yaşamdan vazgeçmenin değil, yaşayan milyonlarca emeklinin örgütlü mücadelesinin çağrısıdır. Emekli aylıklarını düşüren sistemi emekliler kurmadı. 5510 sayılı yasayı emekliler çıkarmadı. Seyyanen artışı emeklilere vermeyen, bütçeyi ve kamu kaynaklarının kullanımını belirleyen emekliler değildir. Bu politikaların siyasi sorumluluğu AKP iktidarına aittir.

2027 BÜTÇESİ: KAYNAK KİME VAR, EMEKLİYE NEDEN YOK?

TBMM’de görüşülmeye başlanan 2027 yılı bütçe teklifinde yaklaşık 27,3 trilyon lira harcama, 23,4 trilyon lira gelir ve 3,9 trilyon lira açık öngörülmektedir. Faiz ödemelerine ayrılması planlanan kaynak ise yaklaşık 4 trilyon liradır. 2026 yılının ilk dokuz ayında faiz ödemeleri 2,25 trilyon liraya ulaşmıştır.Milyonlarca emekli açlık ve yoksulluk koşullarında yaşam mücadelesi verirken, faiz ödemelerine trilyonlarca lira ayrılmaktadır. Emekliler ve emekçiler tüketim üzerinden ödedikleri vergilerle bütçeye katkıda bulunurken, toplumsal kaynaklardan hak ettikleri payı alamamaktadır. Bütçe yalnızca bir gelir-gider cetveli değildir. Bütçe sınıfsal ve siyasal bir tercihtir. 2027 bütçesi, faiz ödemelerinin yanı sıra emeklilerin gelir güvencesi, sağlık, barınma ve temel yaşam ihtiyaçları açısından da değerlendirilmelidir.

FON SORUŞTURMALARI VE SİYASİ SORUMLULUK!

Milyonlarca emekliye kaynak yetersizliği gerekçe gösterilirken, milyarlarca liralık yatırım fonu işlemlerine ilişkin soruşturmalarda AKP’li siyasetçilerin isimlerinin gündeme gelmesi ciddi soru işaretleri yaratmıştır. Bu işlemlerin siyasi bağlantıları, denetim süreçleri ve sorumlulukları bütün açıklığıyla araştırılmalıdır. Emekliye kaynak bulunamazken, milyarlarca liralık fon işlemlerinin siyasi bağlantıları neden açıklığa kavuşturulamıyor? AKP iktidarı, kendi yönetimi döneminde yaşanan bu gelişmelerin siyasi ve idari sorumluluğuna ilişkin kamuoyunun sorularını yanıtlamalıdır.

BASINA SANSÜR, HALKIN HABER ALMA HAKKINA SALDIRIDIR!

Gazetecilere yönelik baskılar, gözaltı ve tutuklamalar, televizyon kuruluşlarına yönelik müdahaleler ve haber sitelerine getirilen erişim engelleri demokratik hakları tehdit etmektedir. Basın özgürlüğü yalnızca gazetecilerin değil, bütün toplumun sorunudur. Emeklilerin yoksulluğunun, işçilerin hak kayıplarının ve kamu kaynaklarının kullanımının özgürce tartışılabilmesi için bağımsız basın gereklidir. Tüm Emeklilerin Sendikası olarak basın meslek örgütlerinin bugün 24 Ekim Cumartesi günü gerçekleştireceği basın özgürlüğü eylemlerini destekliyor, gazetecilerin ve basın emekçilerinin yanında olduğumuzu ilan ediyoruz. Sansüre hayır, habere özgürlük!

EMEKLİLER BİRLEŞİK MÜCADELENİN ASLİ ÖZNESİDİR!

Kadınların eşitlik mücadelesi, gençlerin gelecek mücadelesi, işçilerin hak arayışı, köylülerin üretim ve toprak mücadelesi, halkın doğasını ve yaşam alanlarını savunması birbirinden ayrı değildir. Bu mücadelenin önemli toplumsal öznelerinden biri de milyonlarca emeklidir. Emekliler yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanacak bir oy kitlesi değildir. Bu ülkenin bütün değerlerinin yaratılmasına emeğiyle katkıda bulunmuş, bugün de örgütlü mücadeleyi büyütebilecek toplumsal bir güçtür. Emeklilerin örgütlü olmadığı, söz ve karar süreçlerinde yer almadığı bir birleşik halk mücadelesi eksik kalacaktır.Birleşik mücadele yalnızca siyasi partilerin ve örgüt yöneticilerinin yan yana gelmesiyle kurulamaz. Mahallelerde, kent meydanlarında, yerel forumlarda ve ortak eylem alanlarında halkın doğrudan katılımıyla büyütülmelidir. Bizim için YAN YANA olmak, yalnızca bir çağrıya katılmak değil, ortak mücadeleyi hayatın içinde kurmaktır. Tüm Emeklilerin Sendikası, örgütsel bağımsızlığını koruyarak, kendi talepleri ve iradesiyle bu birleşik mücadelenin içinde yer alacaktır.

EMEKLİLERİN SENDİKA HAKKI ENGELLENEMEZ!

Emekli sendikalarının kapatılması, milyonlarca insanın örgütlenme hakkına yönelik ciddi bir müdahaledir. Çalışırken sendikalı olabilen insanların emekli olduklarında örgütlenme hakkından yoksun bırakılması kabul edilemez. Emekli olunca insanın hakları da emekli olmaz! Biz dün de emekçiydik, bugün de emekçiyiz. Sendika kurma, toplu sözleşme ve grev haklarımız için fiilî ve meşru mücadelemizi sürdüreceğiz.

TALEPLERİMİZ AÇIKTIR!

En düşük emekli aylığı, en düşük memur maaşından az olmamalıdır. Bütün emekli aylıkları insanca yaşamaya yetecek düzeye yükseltilmelidir. Seyyanen artış emeklilere de yansıtılmalıdır. 5510 sayılı Kanun’un emeklileri yoksullaştıran hükümleri değiştirilmelidir. İntibak adaletsizliği giderilmelidir. Sağlıkta katkı ve katılım payları kaldırılmalıdır. Bayram ikramiyeleri yılda dört kez, her biri en az bir asgari ücret tutarında ödenmelidir. Emeklilerin sendika, toplu sözleşme ve grev hakları güvence altına alınmalıdır. Biz sadaka, yardım paketi ya da seçimden seçime verilen vaatler istemiyoruz. Bir ömür verdiğimiz emeğin ve ödediğimiz primlerin karşılığını istiyoruz.

EMEKLİLER BU MÜCADELENİN DIŞINDA KALMAYACAK!

Tüm Emeklilerin Sendikası olarak emeklilerin ekonomik haklarıyla demokratik haklarının birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini bir kez daha vurguluyoruz. Yoksulluğa, güvencesizliğe ve hak kayıplarına karşı örgütlenmeye, dayanışmaya ve birleşik mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz. Emekliler adına başkalarının konuşmasını değil, emeklilerin kendi örgütleriyle, kendi talepleriyle ve kendi iradeleriyle söz sahibi olmasını savunuyoruz. Emeklilerin insanca ve onurlu yaşam hakkının güvence altına alındığı, emeğin karşılığını bulduğu, demokratik hak ve özgürlüklerin korunduğu bir toplumsal düzen için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.”          

Bozüyük’te emekliler Hakları İçin Yürüdü
Yorum Yap
Giriş Yap

Gündem11 ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.