Bozüyük’ün eski hayvan pazarı ile ilgili daha önce haberler yapmıştık ama birkaç gün sonra kutlayacağımız Kurban Bayramı için bir şeyler yazalım istedik.
Bu resimde gözüken yer bilindiği gibi şimdiki İtfaiye Garajının olduğu alan.Burası 1990’ların ilk başlarına kadar Hayvan Pazarı olarak kullanıldı.Bozüyüklüler buraya Hayvan Çarşısı da derlerdi.Çarşı Mahalle’nin adı da buradan gelir.
Yapay Zeka ile hazırladığımız görselde eski hayvan pazarı yerinde kurbanlık hayvanları da ekledik ki,o günleri bir kez daha hatırlayalım.Ve “Öyle bir geçer zaman ki” dedik.Tabi çok zaman geçti,şartlar,ananeler,oluşumlar değişti.Şimdi Hayvan Pazarı Belediye Mezbahası denen yerde kuruluyor.Yine eskisi gibi Kurbanlık Hayvanlar satılıyor.
Ama değişen bir şey var ki hızla eviriliyor; o da şu; artık evlerde kurban kesilmiyor.Genel olarak ya bağış yapılarak kurumlara kestiriliyor yada büyük baş hayvana girilerek kesim yerlerinde bu ibadet yerine getiriliyor.
Oysa ki bizim çocukluğumuzun geçtiği 70’li yıllarda böyle organizasyonlar olmadığı gibi herkes kurbanını pazardan alır evinde keserdi.O dönemlerde At Arabaları Hayvan Pazarı yanında bekler,Bozüyüklüler köylülerden aldıkları küçük baş hayvanları at arabalarına yükleyerek evlerinin bahçelerine getirirlerdi.Tabi evi yakın olanları koçun boynuzlarından tutarak ve onu çekerek de evinin yolunu tutardı.
Evin avlusuna bir iki gün öncesinden gelen kurbanlık hayvana özenle bakılır,yemi suyu eksik edilmezdi.Arife Günü akşama doğru ise Kurbanlık Koç süslenirdi.Boynuzlarına kırmızı kurdele bağlanır,boynuna nazar boncuğu asılır,postuna kına sürülür,boynuz aralarına tel sırma takılırdı.Bu bir adetti.
Evin çocukları avludaki kurbanın yanında gezerler onu özenle beslemeye çalışırlar ve Kurban Bayramının geldiğini o şekilde anlarlardı. Bayram sabahı ise evin yaşlı büyüğü tekbirlerle kurbanı yatırır,açılan küçük çukura kanı akacak şekilde duasıyla,besmelesiyle,tekbiri ile Kurbanı keserdi ve akabinde de eve girerek iki rekat namazını kılardı.Sonrasında aile fertleri el birliği ile kurbanın derisini yüzerler, etlerini parçalarlar ve paylar ayrılırdı.Ciğeri ise sabah kahvaltısında kavrulur ve yenirdi.İhtiyaç sahiplerine ve komşulara pay etlerinin dağıtılmasının ardından eve bırakılan kısımdan yahni yapılır ve mis gibi de kokardı.İlk akşam yemeğinde ise Kurban Yahnisi yenirdi.
Gelenek olarak böyle olan süreç günümüzde pek kalmadı. Zira evlerin avluları da kalmadı.Betonlaşma,apartmanlar,kentleşme bahçede kurban kesimini ortadan kaldırdı.Eskiden bir evde genel olarak yaşlılar olsa da Kurban kesmesini bilen biri mutlaka olurdu.Şimdi günümüzde bu kesimi usulüne uygun yapacak kimse de pek kalmayınca iş kasaplara düştü ve toplu kesim yerlerinde bu kesimi ehil kasaplar seri bir şekilde yapmaktalar.
Günümüzde özellikle metropollerdeki yozlaşma neticesinde bayramlar artık birer tatil vesilesi olarak görüldüğünden insanlar bu tatili deniz kenarlarına giderek değerlendiriyor. Ha; memleketlerine gidip kurban kesenler de var elbette. Ancak önümüzdeki 30-40 yılda bu ibadetin de kurumlara verilecek vekalet yoluyla yapılması kesin gibi gözüküyor.
Din uzmanlarının açıklamalarına göre vekalet verilerek Kurban Bağışı kurumlara verilebiliyor ve böylelikle ibadet gerçekleştiriliyor.Bu insanlar için bir kolaylık oldu aslında.Ancak yukarıda saydığımız ritüel kayboldu gitti.Oysa ki o günler o kadar güzeldi ki.O kurbanın avluda meleyişi,sabah kalkıldığında ilk kurbana bakmak,onunla bayramın birinci günü öğleye kadar kesimi,yüzmesi ve parçalanmasıyla haşır neşir olmak da bambaşka bir keyifti.
O günlere dönmek artık zor. Tabi köy yerlerinde bu saydığımız silsile devam ediyor.Ancak zamanla buralarda da yok olacak gibi gözüküyor.Tıpkı Bozüyük’te yok olduğu gibi.
Eski bayramlarla ilgili yine yazdık bir şeyler. Belki de anılara biraz dokunmuşuzdur.Hepimizin Bayramı Mübarek olsun.
Levent Sünal – Gündem11 Gazetesi

