Bozüyük’ün çevresi kırsal kesimler kara avcılığına hem arazi olarak hem de av hayvanları bakımından son derece elverişli haldeydi bundan 30 yıl öncesine kadar.Ancak gerek Bozüyüklü hemşehrilerimizden bazılarının gerekse dış şehirlerden gelen avcıların bilinçsizce av yapmaları adeta katliam derecesinde hayvan öldürmeleri neticesinde av hayvanları yok denecek kadar azaldı.Günümüzde Bozüyüklü avcıların sadece yaban domuzu avladıklarını görüyoruz.Oysa ki haberimizde paylaştığımız resimlerde 1940’lı,60’lı ve 70’li yıllardaki avcıların ne kadar bilinçli av yaptıklarını ve çeşitli av hayvanlarını az miktarda avlayarak evlerine döndüklerini görüyoruz.Çulluk,Keklik,Üveyik,Karabatak,Bıldırcın gibi kuşlar artık neredeyse çevremizde görülmez oldu.Kaçak ve bilinçsiz avcılık katliama varan boyutlardaki hayvan avlama neticesinde bu av kuşları görülmez oldu.Günümüzde tabi avcılığa çeşitli kurallar getirildi ve bölge dışında avlanılamıyor.Ancak baktığımızda yaban domuzu ve yaban tavşanı dışında bir av hayvanı da kalmadı.
Buraya kadar geçmişin hatalarını anlattıktan sonra resimleri biraz analiz edelim.Bu resimlere bakınca ilk aklımıza gelen aslında çocukluğumuzda özlemle beklediğimiz 4 Eylül Kurtuluş Bayramları sabahında Bozüyüklü avcıların kenti düşman işgalinden kurtarmayı simgeleyen kuru sıkı fişek patlatmaları oldu.O bayramı biz çocuklar öylesine heyecanla beklerdik ki çünkü tüfek patlamaları sesleri duyar ve bununla heyecanlanır,gururlanırdık.Bu kurusıkı tüfek patlatmalarını Garnizondan askerler ve Bozüyüklü Avcılar yaparlardı.Amaç Bozüyük’ün düşman işgalinden çatışma ile kurtarıldığını temsil etmekti.
Türkiye’nin birçok yerinde olduğu gibi ilçemiz Bozüyük’te de Avcılık ve Atıcılık Kulübü var.Atıcılık konusunda şehir dışında oluşturulan poligonda zaman zaman atıcılık yarışmaları yapılıyor.Avcılık ise artık çok pahalı bir hobi olmaya başladı.Harçlar,izin ücretleri,fişek ücretleri,mazot ücretleri,köpeklerin aşıları,bakımları veteriner ücretleri gibi gibi.
Oysa ki 20-30 yıl öncesinde bizler de Bıldırcın avına giderdik ancak yol ve fişek masrafından ziyade başka bir harcama olmazdı.Tabi şimdi bu şikayet konusu gibi olmasın zira şu an yapılan uygulama doğru.Aksi halde her avcı her bölgeye intikal ederek katliam boyutunda avlanma yapıyor.İnsanoğlu hırs yapıyor ve yiyeceğinden fazla kuş türü hayvanları avlıyor ve bir kısmını doğada bırakıyor.
Şimdi bir de domuz avcılığı var.Bu tabi doğanın dengesi açısından son derece yararlı bir avcılık.Av yasağı yani domuz yavrularının büyümekte olduğu dönemler haricindeki doğada oldukça fazla olan yaban domuzlarının avlanıp arazide bırakılması aç kalan diğer yabani etçil hayvanlara hazır besin kaynağı olmakta.Bundan Kartaldan Ayıya kadar birçok etçil hayvan faydalanıyor.Bunun yanında çok fazla üreyen yabani tavşanları da zamanında yani doğa dengesini koruyacak şekilde avlamak da yine diğer yabani hayvanlara fayda sağlıyor.
Son olarak bağlamak gerekirse ; tabi bu resimlerde tanıdığım avcılar var.Manşet Görseli 1954 yılından.Yani 72 yıl öncesinden. O yıllardaki resimde rahmetli Yaşar Aksu abim (Yörük Yaşar) var.Halen 96 yaşında olan Terzi Fikri Kalkan amcam var.Daha yeni olan resimlerde İslam Çalışkan abim (Ringo İslam) var.Rahmetli Zeki Bakıcı abim var.Tanıyabildiklerim bunlar.Ebediyete göç edenlere Allah’tan rahmet hayatta olanlara sıhhatler dilerim.Resimleri arşivinden renklendirerek bizlere gönderen sevgili Hakan Alkan kardeşime de teşekkür ederim.
Levent Sünal – Gündem11 Gazetesi




