Bir şarkı vardır ya hani ; “Takvimlerden haberin yok mu,geçiyor yıllar” diye başlar.Yıllar geçiyor,zaman dönüyor.Yine bir yılı bitiriyoruz ve yeni bir yıla başlıyoruz. “Önce Sağlık” diyelim.
Dijital çağda yaşadığımız günümüzde gelişen teknolojiler birçok şeyi yok etti.Bunları hep yazdık.İnsanların hayatlarını kolaylaştıran bu oluşumlara takvimler de eklendi.Şimdi herkesin telefonunda dijital takvim var.Dolayısıyla Takvim satışları da artık yok.Oysa ki 1990’lı yılların sonlarına kadar yeni yıla girmeden önce kırtasiyelerden gidip renkli bir Ülkü Takvimi alırdık.Ne güzel takvimdi o.Her yaprağında bir ilin veya ilçenin resmi olur,arkasında ansiklopedik bilgiler bulunurdu.Ve biz o bilgileri zevkle okurduk.Bunun yanında doğan çocuğa isim önerisi ve günün yemeği adı altında yemek tarifleri de verilirdi.Tarihte bugün bilgileri de geçmişte neler olduğunu anlatırdı.
Ülkü Takvimi günümüzde var mı yok mu tam bilemiyoruz ama yeni yıla girerken ilk önce akla gelen,alınması gereken bir şeydi.Günümüzde de çeşitli firmaların,kuruluşların bastırdığı ve hediye ettiği büyük boy reklam niteliğindeki takvimler var.Ancak bu takvimlerin bastırılması ve dağıtılması da giderek azalmakta.Bunun yanında bir de Ajandalar olurdu.Kitap büyüklüğündeki ajandalara notlar alınır ve o bilgilere zamanı gelince tekrar tekrar bakılırdı.Şimdi Ajandalar da tarih olmaya başladı;zira cep telefonlarına,tabletlere her türlü bilgi not edilebiliyor.
Çok ileriki yıllarda beklide günümüzün cep telefonları da tıpkı takvimler gibi yok olacak ve yerine yeni teknolojiler gelecek.Zamanı yaşarken birçok değişime şahit olduğumuz gibi geçmişin güzelliklerinin de yok olup gittiğini görüyoruz.Haber resmimizde sevgili Hakan Alkan’ın arşivinden edindiğimiz bir Ülkü Takvimi yaprağını yayınladık.16 Mayıs 1973 günü koparılan bu takvim yaprağında bir Bozüyük resmi var.Ancak dikkat çeken bir ayrıntı resim ters basılmış.Kasımpaşa Camii Cemalettin Köklü Pakı’nın sağında olması gerekirken solunda gözüküyor.Bu da o günkü baskıcının bir hatası olarak göze çarpıyor.
Takvimlerden yapraklar bir bir düştü;günler geçti,aylar geçti ve yıllar birbirini devirdi.Artık takvim yapraklarını camilerde satılan Diyanet Takvimlerinden beklide alışkanlık vesilesiyle sadece yaşlılarımız koparıyor.Bizler ise günleri kolumuzdaki dijital akıllı saatlerden ve telefonumuzdaki takvimden takip ediyoruz.
Levent Sünal – Gündem11 Gazetesi

