Bozüyük’ün iki önemli tarihi eserini incelediğimizde genel olarak kırmızı renkli taşların kullanıldığını görüyoruz.1528’de yapımı tamamlanan Kasımpaşa Camii ve hemen yanındaki İmaret (Aşevi olarak biliniyor) taş yığma tekniği ile yapılan Osmanlı Eserleri.Ancak eski Maliye Binası yanındaki Kümbet denilen tarihi eserde bu renk taşlar yok.
Aşevi’nin sadece çatısı 2006 yılında yenilendi ve başka bir restarasyon görmedi. O yıllarda kumlama tekniği ile basınçlı kum püskürtülerek duvarları da doğal olarak temizlendi.1528 yılından beri o tarihe kadar hiç temizlenmeyen duvarlar,hatırlayanlar bilir simsiyah bir görünüme bürünmüştü.Katranla boyanmışçasına kararan taşlar yüzyılların isi,kiri ve pası ile kaplanmıştı.Kumlanarak bugünkü güzel görünümüne kavuşan taşların çeşitli renklerde olduğunu görüyoruz.Ancak en çok kullanılan taş kırmızı kaya taşı.Günümüzde ince kayrak taşı denilen kaya taşları o zamanlarda büyük kaya kütleleri halinde buraya getirilmiş ve balyozlarla yontularak yapı taşları haline getirilmiş ve yapının inşasında kullanılmış.
Peki; Bozüyük’te bu taşların getirilebileceği,işlemeye uygun en yakın nokta neresi?
Elbette ki Kızıltepe..Kızıltepe’nin eteklerinden sökülen kırmızı renkli taşlar Aşevi’nin duvarlarının büyük bir bölümünde kullanılmış.Bunları günümüzde açıkça görebiliyoruz.Taşların kırmızı renkli sırrı,Kızıltepe’nin renginden geliyor.Bu renkli taşları eski Pancar Dairesi’nin yıkılan bahçe duvarlarının son küçük kalıntılarında da görebiliyoruz.Bunun yanında İstasyon yanındaki metruk Köprülü Konağı’nın bahçe duvarlarında da görmek mümkün.
Daha ince işlenmiş,daha özen gösterilmiş taşlar ise Kasımpaşa Camii duvarlarında mevcut.Ancak 1880’li yıllardaki resimlerde Kasımpaşa Camii’nin duvarlarının bej renkte olduğu anlaşılıyor.İlk yapımında başka bir yerden getirildiği tahmin edilen taşlar çok yıprandığı için 1930’lu ve 40’lı yıllarda yapılan tamiratlarda Kızıltepe’den getirilerek ince bir işçilikle işlenen kırmızı taşların bu bej taşların üzerine çok usta bir işçilikle işlendiğini büyüklerimizden çokça kez dinlemiştik.
Kırmızı taşların çıkarıldığı küçük taş ocağını ise geçtiğimiz on yıla kadar Kızıltepe eteklerindeki (GSM Antenlerinin olduğu yerin biraz altında) görmek mümkündü. Ancak Bozüyük Belediyesi’nin bu alan inşa ettiği yeni su depoları nedeniyle bu ocak görünmez oldu.
Çok eski zamanlarda yapılarda taş ve ahşap örme işçiliğinin olduğunu restorasyon sırasında ve yıkılmaya yüz tutmuş metruk binalarda görüyoruz.Bunun bir örneğini şu sıralar restorasyona tabi tutulan eski İstasyon Binasında rastlıyoruz.Ancak 1893 yılında inşa edilen bu tarihi binada bu kırmızı taşlardan göremedik.
Levent Sünal – Gündem11 Gazetesi




