1. Haberler
  2. Manşet Haberleri
  3. Parti Meclis Üyesi Bozoğlu Bilecik’te Konuştu

Parti Meclis Üyesi Bozoğlu Bilecik’te Konuştu

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

CHP Parti Meclis Üyesi Baran Bozoğlu, Bilecik’te partisinin il başkanlığının olağan kongresine katıldı.

Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen kongre, saygı duruşunda durulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.

Kongrede konuşan Bozoğlu;
“Öncelikle, beni bu önemli kurultayda, kurultay sürecinde, bu zor günlerde Bilecik’te gerçekleştirdiğimiz ve tarihi M.Ö. 3000 yılına dayanan bu kentin Cumhuriyet Halk Partisi’nin Divan Başkanlığına uygun gördüğünüz için oy vererek seçtiğinizden dolayı çok teşekkür ediyorum.

Tabii bizim kurultaylarımız biliyorsunuz, Cumhuriyet Halk Partisi 4 Eylül 1919’da Sivas Kongresi’yle ilk kongresini gerçekleştirmiş bir parti. Dolayısıyla vatan toprağında kanı olan ve  Kurtuluş Savaşı’nda mücadele veren kadrolarla oluşturulmuş bir partinin kongresini ve kurultay sürecini gerçekleştiriyoruz.

Bizim kongrelerimiz, kurultaylarımız aslında hiçbir siyasi partinin kongresine, kurultayına benzemiyor. Cumhuriyetin değerlerine sahip çıkan, laikliği ve demokrasiyi savunan, bu ülkede kadın haklarını hayata geçiren bir ideolojik altyapının partisi olarak kurultaylarımızı yapıyoruz. Hatta öyle bir kongre ve kurultay ki bu; kendi kendini delegelerin, Genel Başkanını dahi değiştirebilecek güçlü bir demokrasiye inanan, tabanına ve örgütüne güvenen bir partinin kurultayı.

Tabii ben bugün burada bir Kuvayı Milliye ruhuyla, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “en büyük eserimdir” dediği Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu kongresinde size yaşadığımız sürece dair detayları paylaşmayacağım. Çünkü bu salonda var olan bütün Cumhuriyet Halk Partililer, şu anda büyük bir adaletsizlikle karşı karşıya kaldığımızı, birçok belediye başkanımızın 17 tane belediye başkanımızın haksız ve hukuksuz bir şekilde zindanlarda tutulduğunu anlatmayacağım bunları zaten çok iyi biliyorsunuz. Size eğitimde ne gibi problemler yaşadığımızı, sürekli sistem değişiklikleriyle büyük bir nesil kaybı yaşadığımızı, üretimde ve tarımda geri noktada olduğumuzu, cari açığımızın yüksek olduğunu da anlatmayacağım. Hukuk sistemi içerisinde ne kadar büyük bir adaletsizliğin yaşandığını, ticaret hukukunda dahi şirketlerin ve üretimin Türkiye’den uzaklaştığını da biliyoruz. Bunları bu salondaki herkes çok iyi biliyor.

Sadece birkaç hatırlatma yapmak isterim. Yaşadığımız dönemin aslında bundan 600 yıl öncesinden çok da büyük bir farkı yok. 600 yıl öncesinin engizisyon mahkemeleri döneminden farkı yok. O günlere dönecek olursak belki biz bunu Türkiye’de bu coğrafyada çok hissetmedik ama çok büyük sıkıntılar yaşıyordu, neden yaşıyordu büyük bir “cadı avı” süreci başlamıştı. Dominik’te bir rahip 1485 yılında cadı avına çıkmıştı Avusturya’da ve özellikle kadınların “üstün güçlere sahip oldukları ve dünyada depremler yarattıklarını, en büyük kötülüğün bu cadılardan geldiğini ve erkeklerinde bu cadılara destek olduğunu dair bir takım iddialarda bulunmuştu. Bu rahip bir kitap yazdı adı “Cadı Çekici” bu kitabın içerisinde tamamen gerçek dışı iddialarla bu dönemi başlattı ve engizisyon mahkemeleri bu cadı avını meşru kıldı. Kadınlar, yaşlılar, hatta 10 yaşındaki kız çocukları bile hapislere gönderildi, işkencelerden geçirildi ve öldürüldü.

O dönemde bile bu yapılırken o devlet kurumları içerisinde bunun çok saçma olduğunu ifade ettiklerinde, onlarda içeriye atılıyordu. Herkesin aslında bu saçmalığı bildiği ortamda insanlar bunun yanlışlığını söylemeye çekinir hale geldi.

Ne yazık ki şuanda Türkiye’de yaşadığımız durumda bu cadı avı süreciyle bağlantılı. Peki bu cadı avından halk nasıl kurtuldu? Avrupa bu karanlık dönemden nasıl kurtuldu? Bilimle, doğru bilgiyle ve dirençle. Doğruyu bilenler, doğruyu söylemekten asla vazgeçmediler. İşte bugün biz de bu salonları doldurduk onlarda o zaman meydanları doldurdu.

Bir lider çıktı Genel Başkanımız Özgür Özel, doğruları, gerçekleri taviz vermeden söylemeye devam etti bugün hep beraber omuz omuza mücadele etme şansını ortaya koymuş oldu.

Bu cadı avı süreci belki bir süre daha devam edecek, bedeller ödemeye devam edeceğiz ama buna karşı direnmekten asla vazgeçmeyeceğimizi artık bütün dünya biliyor.

Bu topraklarda demokrasiyi kurmuş Kuvayi Miliye’yi kurmuş Demokrasinin ilkelerini çok partili hayata geçirmiş bir parti olarak; Demokrasinin iki temel kuralı vardır. Birincisi insan haklarıdır. İnsan Hakları hukuku dediğimiz şey nedir? Eğer yüzde 99’un yanında yüzde 1 farklı düşünen bir insan varsa, onun da yaşama hakkı, çalışma hakkı, seyahat özgürlüğü, özel hayatı ve ifade özgürlüğü güvence altındadır. Bugün hepimiz düşündüğümüz zaman bu insan hakları noktasından ne kadar geriye gittiğimizi görüyoruz.

İkincisi ise medeni haklardır. Medeni hakların en önemlisi seçme ve seçilme hakkıdır. Şuanda Silivri zindanına gönderilen değerli Cumhurbaşkanı adayımız aynı zamanda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu, şuan resmi şekilde seçme ve seçilme hakkı ne yazık ki elinden alınmıştır.

Değerli arkadaşlar, hatırlarsınız en son olağanüstü kurultayda Genel Başkanımız herkesi ayağa kaldırarak “Artık tartışmanın, kavganın zamanı değil, herkes ayağa kalksın ve birbirine sarılsın” demişti. Ve hepimiz birbirimize sarıldık, kucaklaştık. Biz ancak ve ancak hiçbir arkadaşımızı geride bırakmadan, kişisel çıkar çatışmalarına girmeden, birbirimize ne kadar sarılabilirsek o cadı avına karşı dimdik durabiliriz.

Kurultayımız şu anda sağlıklı bir şekilde ilerliyor.

Son olarak şunu unutmayalım: Taşı delen suyun şiddeti değil, sürekliliğidir. İşte o sürekliliği sağlayan Cumhuriyet Halk Partililerimize saygılarımı sunuyorum.

Parti Meclis Üyesi Bozoğlu Bilecik’te Konuştu
Yorum Yap
Giriş Yap

Gündem11 ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.