Bugün 4 Eylül Bozüyük’ün düşman işgalinden kurtuluşunun 103’ncü sene-i devriyesi.
Kurtuluşumuzu gurula,şerefle,sevinçle,törenlerle kutladık.
Kurtuluş gününe dair hatırlara da pek çok tabii ki.O günleri yaşayanlardan günümüze kadar gelen anlatılarda 3 Eylül gecesi Yunan Birliklerinin Eskişehir yönünden gelerek Bursa yönüne doğru gece boyunca kaçtıkları,onları Türk askerlerinin kovaladıkları,Bozüyüklülerin evlerinde karartma uygulayarak gizlice pencerelerin arkasındaki perdeleri hafifçe aralayarak Yunanlıların ana caddeden geçişlerini izledikleri anlatılır.
Sonrasında sabaha karşı bu geçişlerin bittiğini ancak Bozüyük’teki Yunan Askerlerinin bu kıtalarla gitmediği kaldığı söylenir.Anlatımlar şu şekilde sürer;
Sabah kuşluk vakti (10.00-11.00 arası) Türk Askerleri Miralay Ayıcı Arif Bey (Mehmed Arif Bey) komutasında Kovalıca Köyü yönünden gelerek şimdiki Dokor İsmail Bakkalcıoğlu Caddesi’nden (O zamanki adı istasyon caddesiydi,şimdiki Bozüyük Kuruyemişçisi ile Cemalettin Köklü Parkı arasında kalan cadde) Bozüyük’e süvari olarak at sırtında girdiler.Sayıları tam olarak bilinmemekle birlikte iki bölük kadar olduğu rivayet edilir.Bunlar tabi öncü birliklerdi.Az miktarda yaşanan sokak çarpışmalarının ardından kasabada kalan Yunan Birlikleri Bursa yönüne doğru kaçtılar.Fakat Mehmed Arif Bey onların arkasına düşüp kovalamadı.Bozüyük’te kaldı ve askerlerine Bozüyük’ün kurtulduğuna dair işaret verilmesini,Kasımpaşa Camii’nden sala verilmesini ve minareye bayrak asılmasını emretti.Minareden gelen sala ve yapılan çağrı ile Bozüyüklüler sokaklara çıktılar ve meydanda toplandılar.
Kasımpaşa Camii karşısındaki Meydanda toplanan halk Ayıcı Arif Paşa ile buluştu.O zamanki geniş meydanda asırlık çınar ağacının altına tahtadan iskemle ve bir tahta masa konuldu ve Arif Bey bu masaya oturarak Bozüyüklülere artık kurtuluşu müjdeledi.Kahvesini yudumlayan Arif Bey’in yanına geride kalmış yaralı bir Yunan Askerini tutsak olarak getirdiler.Miralay Arif Bey yaralarının sarılmasını ve tedavi edilemsini buyurdu.
Burada en dikkat çeken ise Arif Bey’in Bozoğlan isimli ayısıydı.Çünkü Ayı da Arif Beyle birlikte Bozüyük’e gelmiş kurtuluşa tanık olmuştu.(Bir top arabasının arkasında bağlı olduğu da söylenir)
Bozoğlan’dan biraz söz edecek olursak; bu ayı İnönü Savaşları sırasında cephe kumandanı Arif Bey’in Yunanlıları İnegöl önlerine kadar kovaladığı bir sırada Mezit Ormanlarında bulduğu annesi olmayan bir yavru ayı olduğunu söyleyebiliriz.Askerlerine yavru ayıyı almaları talimatını veren Arif Bey onu besledi,büyüttü.Sürekli yanında taşıdığı ayısının gelişimine hep tanıklık eden Arif Bey Bozoğlan yetişkin bir hayvan olduğunda kimseye zarar vermemsi için tırnaklarını çektirdi,dişlerini törpületti.Onu askerleri ile güreştirdiği de rivayet edilen Arif Bey’in Ayısı o zamanki ordu içinde epey bir meşhur olmuştu.Hatta İnönü Savaşları sırasında Arif Bey’in Yunan Birliklerinin komutanı ile mektuplaştığı ve restleştiği rivayet edilir.Bu mektuplardan birinde Yunan Komutanının ayıdan bahsettiği ve Arif Bey’e hitaben “Duydum ki ayı ile güreşiyormuşsun;yüreğin varsa benle güreş”diye bir rest çekmede bulunduğu,Arif Bey’in de “Yüreğin varsa savaş meydanında karşıma çık” diye cevap yazdığı anlatılır.
Evet bu Bozoğlan 4 Eylül 1922’de sabah Bozüyük’e geldi ve Bozüyüklülerin kurtuluş sevincine tanıklık eden bir hayvan oldu.Miralay Mehmed Arif Bey’in Atatürk’ün çok sevdiği yakın silah arkadaşlarından biri olduğunu biliyoruz.Atatürk İnönü Savaşları sırasında Bozüyük’e gelerek orduyu denetledi ve Mehmed Arif Beyle savaş stratejisini değerlendirdi;talimatlar verdi,emirler tevdi etti.Zaten bununla ilgili resimleri de haberimizde yayınladık.
Miralay Mehmed Arif Bey (Ayıcı Arif Paşa) çok akıllı,kurnaz,stratejist,bilgili,değerli bir komutandı.İnönü savaşlarında cephe hattında ordusunu çok iyi idare etti ve İnönü Zaferlerinin kazanılmasında çok önemli bir rol oynadı.Karaağaç Ovası,Kandilli Ovası’nda ordusunun başında kazandığı zaferlerden sonra Bozüyük’ten Yunanlıları atmak ve Bozüyük’ü kurtarmak da ona nasip oldu.
Savaş bitip Cumhuriyeti’in ilan edilmesinden sonra bir süre milletvekilliği yapam Mehmed Arif Bey İzmir Suikastine adı karıştığı gerekçesi ile idam edildi.
Ayıcı Arif Paşa ile ilgili bilgiler kaynaklarda şu şekilde ;
Mehmet Arif Bey, halk arasında bilinen adıyla Ayıcı Arif, Osmanlı subayı, Kurtuluş Savaşı komutanı ve siyasetçidir.
Doğum: 1882/1883, Adana (Karakeçili aşiretinden Yusuf Ziya Bey’in oğlu)
Eğitim:
- Harp Okulu (1902),
- Harp Akademisi (1905),
- 1909–1911 yıllarında Almanya’da askerî eğitim aldı.
Askerî Görevler:
Balkan Savaşları, I. Dünya Savaşı ve Türk Kurtuluş Savaşı’na katıldı
19 Mayıs 1919’da Atatürk ile birlikte Samsun’a çıkan 19 kurmaydan biriydi (kurmay ikinci başkanı olarak görev aldı)
Tümen Komutanı, 3. Grup Komutanı, Başkomutanlık Genel Sekreteri, III. Kolordu Komutanlığı gibi üst düzey pozisyonlarda bulundu
Lakabını, İnegöl yakınlarındaki Boğazova ormanlarında bulduğu yavru ayıyı tırnak ve dişlerini çektirip yanından ayırmayarak uzun süre beslemesinden almıştır. Hatta bu ayı cepheye kadar yanında götürmüş; bahsi geçen olay “Ayıcı” lakabının kaynağıdır.
1923 yılında Eskişehir milletvekili olarak 2. TBMM’ye katıldı
Madalyalar: Kırmızı Şeritli İstiklal Madalyası, Gali̇poli Yıldızı, Liyakat Gümüş Madalyası, Prusya Demir Haç gibi birçok ödül sahibiydi
İzmir Suikastı Davası: 1926 yılında Atatürk’e düzenlendiği ileri sürülen suikast girişimi kapsamında yargılandı ve suçlu bulunarak idam edildi
Söylentilere göre idam sehpasına giderken Atatürk’ün kendisini affettireceğine dair inancını belirtmişti, ancak ne yazık ki kurtarılamadı.
Arşiv resimleri için Sevgili Hakan Alkan’a teşekkür ederiz
Levent Sünal – Gündem11 Gazetesi







