İlkbahar’ın ilk ayını yaşadığımız Mart içerisinde geçtiğimiz günlerde 21 Mart Nevruz Günü kutlandı.Baharın başlangıcı olarak kabul edilen Nevruz Günü her ne kadar serin ve yağışlı geçse de önümüzdeki günlerde hava sıcaklığı mevsim normallerinde seyredecek.
Hava sıcaklığının artması ile birlikte uzun zamandır soğuk kış günlerinde evlere kapanan vatandaşlarımız da kendilerini doğaya,piknik alanlarına atacaklar.Piknik deyince ilk akla gelen Bozüyük’ün ünlü mesire alanı Türbin tabii ki.
İlçe merkezine çok yakın bir noktada olan mesire alanı Bozüyük’ün bu konuda önemli bir şansı olarak görülüyor.Türbin Mesire Alanının yaklaşık 3 kilometre güneyinde bulunan Karasu kaynağının çıktığı alandan itibaren kuzey batı istikametinde bir eğimle ilerleyen Karasu Nehri Türbin Mesire alanına geliyor.
Peki neden Türbin?
1960’lı yıllarda Bozüyük’ün elektrik ihtiyacının bir kısmını karşılamak adına Kereste Fabrikası için kurulan Türbin Bozüyük Belediyesi tarafında satın alındı.Türbin Mesire alanı girişinde bulunan çağlayanı hepimiz biliriz.Bu, Türbine girmeden artan suyun kayalık alandan dökülmesi ile oluşan bir şelale.Yukarı kodda bulunan bir havuzdan Türbin Dinamosuna su akıtılarak elde edilen elektrik günümüzde özel bir şirket tarafından üretiliyor ve satılıyor.Coğrafi olarak bir çöküntü çukuru olan Türbin Mesire alanına üst koddan gelen veya eski zamanlarda getirilen Karasu Deresi bu bölgeyi diğer geçtiği yerlerdeki habitatı gibi oldukça yeşillendirmiş durumda.Bu geniş alanı da Bozüyük Belediyesi 60’lı yıllardan itibaren Piknik Alanı olarak değerlendirmiş.
Türbin Mesire Alanının elbette mevsimi geldi. Arık önümüzdeki aylardan itibaren Sonbahar aylarına kadar dolup taşacak olan Mesire Alanından Bozüyüklülerin yanı sıra Eskişehir’den gelenler de faydalanıyor.Yaz aylarında neredeyse yer bulmanın imkansız olduğu alan içinden geçen Karasu Çayı’nın serinliği ve yeşil alanın huzuru ile vazgeçilmez alanlardan biri.Bozüyük’ün şansı olarak değerlendirilen alan 2000’li yılların başında içinde bulunan dev ağaçları ile elbette daha yeşil ve güzeldi.Ancak dönemin Belediye Yönetimi mevcut ağaçların yaşlandığı,içten içe çürüdüğü ve rüzgarda insanların üzerine devrilme tehlikesi oluşturduğu için bu ağaçları kesti ve yerine yeni fidanlar dikti.Şimdi o fidanlar büyüme yolunda ve gelecek yıllarda o eski yeşillik yine elde edilecek.Bu alandaki tek sıkıntı piknik yapan vatandaşların çardakları,barbeküleri ve etrafı çok hoyratça ve pis kullanmaları,çöplerinin büyük bir kısmını yemek yedikleri yerde bırakmaları.
Türbin Mesire alanında 70’li yıllardan 1990’ların başına kadar bulunan yüzme havuzu artık yok.Bunun yerine alan güney yönünde daha da büyütüldü ve bir mescitle bir de spor alanı ilave edildi.
Bünyesinde bir de Alabalık Restoranı bulunduran Türbin Mesire Alanının elimizde elbette yeni fotoğrafları var ama biz hatıraları ve o eski yeşilliği hatırlatmak için bundan yaklaşık 20 yıl önce,2006 yılında çektiğimiz resimleri haberimize eklemeyi tercih ettik.
Levent Sünal – Gündem11 Gazetesi






