4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü’nde Bozüyük’te sokak hayvanlarını korumak için gönül veren ve 4 senedir aktif olarak bu göreve devam eden Aysel Özdemir ile günün anlam ve önemine özel ilçemizde sokak hayvanlarıyla ilgili sorunları da ele alan bir röportaj gerçekleştirdik.
“HAYVANLARA ÖZEN GÖSTERMEYEN TOPLUMLARIN GELECEK NESİLLERE MANEVİ DUYGULAR AKTARABİLECEĞİNE İNANMIYORUM”
“Ben Aysel Özdemir, bireysel hayvan hakları savunucusu ve sokak hayvanları gönüllüsüyüm. İngilizce öğretmeniyim ayrıca “Yumak” adında bir kızım var.
Hayvanlara olan ilgim, duyarlılığım çocukluğumdan beri benliğimde var Yeryüzünde insanlar gibi hayvanlarında bir birey olduğunu, sonuna kadar yaşam haklarının olduğunu, insanlar gibi hayvanlarında sevgi, özen ve değer görmesi gerektiği kanaatindeyim. İnsanlar konusunda da hayvanlar konusunda da ırkçılığa karşıyım. Hayvanlara özen göstermeyen hiçbir bireyin yada toplumun insanlara, çocuklara, kadınlara, doğaya, hiçbir canlıya saygı, sevgi ve titizlik göstereceğine, yakın gelecekteki nesillere manevi ve ahlaki duygular aktarabileceğini düşünmüyorum.
Düşüncelerim ve duygularım çerçevesinde ilçemizde sahiplendirme, bilinçli sahiplenme, kayıp hayvanların aranması, mağdur sokak hayvanlarının korunmaya alınması, acil ameliyat, tedavi, bakım, barınma, beslenme gerekliliği olan sokak hayvanlarının ihtiyaçlarının giderilmesi konusunda ilan açıyorum. Benimle aynı fikirde olan hayvansever dostlarıma çağrıda bulunuyorum. Hayvansever aileler ile her zaman iletişimde kalmaya, sahada aktif olmaya, elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum. Fakat belirtmek isterim ki bu mücadeleyi veren, bu yorgunluğu göze alan çok az insan olarak tüm canlılarımız için yeterli değiliz. Toplum olarak aktif duyarlılığa, aktif çalışmalara, aktif uygulamalara ve projelere, aktif ekip ruhuna ihtiyacımız var. Bu konuda ilçemizdeki duyarlılığı nüfus ile orantıladığımda düşük buluyorum. Şahsi kanaatim tüm canlılarımızın somut, aktif ve sürekliliği olan duyarlılığa ihtiyacı var. Bir birey ya da bir aile sadece kendi evcil hayvanını severek hayvan haklarını gözetemez ve savunamaz. Bu konu ile alakalı çok basit bir örnek vermek gerekirse çoğunluk “toplumda geçici bakımevi” yerine barınak olarak bilinen yerlerin savunmasız hayvanlarımız için değil o hayvanları sevmeyen, sevemeyen insanlar için yapıldığını bilir. Oysa yeryüzünün tüm canlılar için adil ve yaşanılabilir bir yer olması gerekir. Hem ülkemizde hem ilçemizde tüm vatandaşlarımızı duyarlılığa davet ediyorum. Günümüzün kanayan yarası olan her canlıya karşı sergilenen şiddet, darp, vahşet, işkence, zulüm ve kötü muameleye dair toplumumuzun caydırıcı ve onarıcı yasalara ihtiyacı var. Toplumu gelişime ve iyileşmeye taşıyacak yasalara ihtiyacımız var. Ölüm ve öldürme üzerine alınan yasalara değil!
Sokak hayvanları için “ötenazi” yasasını kesinlikle onaylamıyorum; bu konuda Bilecik ve Bozüyük’te tüm kurumlarının gerekli duyarlılığı sergilemesi gerektiğini, sınırlarını oluşturmasını ve biz hayvanseverlere desteğini bekliyorum.

“TÜM PATİLİ DOSTLARIMIZ İÇİN RİCA EDİYORUM”
Sokak hayvanlarımızın korunma, beslenme, ilaç, mama ve tedavi ihtiyaçları için şehrimizin tüm ailelerinin ve tüm kurum ve kuruluşlarının birlik olmasını ve mücadele etmesini talep ediyorum.”
“KOLİ İÇİNDE ÇÖPTE BULDUĞUMUZ 3 YAVRU KEDİ”
Hayvanları her zaman sevdiğini ve korumak için elinden geleni yaptığını söyleyen Özdemir, onu en çok etkileyen olayı şöyle anlattı;
“Eşimle kapatılmış koli içinde 3 yavru kedi bulduk, Çöp konteynırı içine atılmaları, yavruların birbirine sarılmaları beni bu işe başlarken en çok etkileyen olaydı. Yavruların ağlamaları ve seslerini duyup eşimle veterinere götürdük ve korumaya aldık.”

Yaralı sokak hayvanları ya da yuvaya ihtiyacı olan sokak hayvanları için Özdemir tarafından paylaşılan ilanlara bazı ailelerde destek olmak ve daha çok kişiye duyarlılık kazandırmak için paylaşarak daha çok kişiye ulaşmasını sağlıyor.
Aysel Özdemir, “En büyük destekçim eşim, hayvanlar konusunda her yere benle o koşturur. Eşimle beraber sokak beslemesi yapıyoruz 20’ye yakın mama ve su noktam var sokak canlarının taze bozulmamış gıda ihtiyacı için adresime mama bırakan aileler var ama yeterli değil kedi sayısına oranı az kendi bütçemizle maalesef hem beslenmeleri hem özel tedavilere yeterli değil mama ve tedavi giderlerinde desteğe ihtiyacımız var.” dedi.
Özdemir sözlerini şu şekilde sürdürdü;
“Çevremden bazı zamanlar eleştirilerde alıyorum neden bu kadar zaman ve emek harcıyorsun? Sana gelene kadar yapacak başka kurum ya da kişiler yok mu? Çıkarın yok menfaatin yok gönül işi olmasına rağmen bu kadar yorulmam ve yıpranmam üzerine eleştiriler alıyorum.”
“Bir çok sorunla da karşılaşıyorum ama en çok karşılaştığım sorun gönüllüyüm ve bütçem sınırlı maalesef geniş bir bütçe söz konusu olmadığı için çevremle bireysel olarak savaşıyorum. Bunun dışında bazı aileler bana ulaştığında ben bir kurummuşum gibi hizmet bekliyor ve mecburmuşum bunu yapmaya gibi bir durumda kalıyorum bireysel bir destekçi olduğumu defalarca vurguluyorum ama anlayışsız ailelerde çıkabiliyor.
Mesela sahiplendirme için ulaşan bir aile bugün içinde sahiplendirin gibi bir istekte bulunabiliyor bu benim imkanım da olan bir şey değil bana ulaşan aileler ne kadar duyarlı olursa çözüme o kadar yakın oluyorum.”
“GÖNÜLLÜLER DÜNDEN RAZI”
“İlçemiz kurumları ya da belediyemizin desteğiyle projeler yapmak aktif ekipler oluşturmak sokak hayvanlarının zor koşullar yüzünden yaşamlarını yitirmesini göz yummak yerine yaşatmaya çalışmak istiyoruz gönüllüler buna dünden razı. Herhangi bir kurum destek verir ise gönüllülerin sağlayacağı emek ile hayvanların temel ihtiyaçları giderilir, güvenli doğal yaşam alanlarının oluşturulur, ilaç ve tedaviye daha kolay ulaşım sağlanır.”

